Bir kimsenin, kendisiyle aynı konutta yaşayan ve idaresi altında bulunan 10 yaşındaki çocuğuna sokakta mendil sattırması eylemi, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/10613 K. sayılı kararına göre hangi suçu oluşturur? Bu suçun TCK m. 232'nin hangi fıkrası kapsamında değerlendirilebileceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161582

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/10613 K. sayılı kararına göre bu eylem, TCK m. 232/1'de düzenlenen 'kötü muamele' suçunu oluşturur. Kararda, 10 ve 11 yaşlarındaki öz çocuklarına mendil sattıran sanığın eyleminin bu suç kapsamında olduğu ve mağdur sayısınca (her bir çocuk için ayrı ayrı) hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Fiil, TCK m. 232'nin hem birinci hem de ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilebilir. Birinci fıkra açısından, fail ile mağdurlar 'aynı konutta birlikte yaşayan' kişilerdir. İkinci fıkra açısından ise fail, çocuklarını 'büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmekle yükümlü olduğu' kişi olup, bu eylemle 'terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanmaktadır'. Çocuğu ekonomik olarak sömürmek ve gelişimine zararlı bir ortamda çalışmaya zorlamak, şefkat ve merhametle bağdaşmayan bir kötü muamele teşkil eder. Yargıtay'ın birinci fıkraya atıf yapması, fail ile mağdur arasındaki ailevi bağın ve birlikte yaşama olgusunun ön planda tutulduğunu göstermektedir.