Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2012/28574 K. sayılı kararında, sanıkların aynı konutta yaşadıkları geline yönelik 'hakaret, basit yaralama ve evden atma' eylemleri bir bütün olarak hangi suç kapsamında değerlendirilmiştir? Bu kararın eziyet suçu (TCK m. 96) ile kötü muamele suçu (TCK m. 232) arasındaki ayrıma etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161566

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, anılan kararda, sanıkların geline yönelik süreklilik arz eden hakaret, basit yaralama ve evden atma eylemlerinin, eziyet suçu boyutuna varmadığını ancak bir bütün olarak TCK m. 232'de düzenlenen 'kötü muamele' suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. Bu karar, eziyet ve kötü muamele suçu arasındaki ayrımı netleştirmektedir. Eziyet suçunun oluşması için, davranışların 'sistematik' olması ve kişide bedensel veya ruhsal yönden 'ağır bir acı çekmesine veya aşağılanmasına' yol açması gerekir. Somut olaydaki eylemler (basit yaralama, hakaret, evden atma) tek başlarına ayrı suçlar oluştursa da, Yargıtay bu eylemlerin belirli bir süreçte tekrarlanmasının, eziyet suçunun ağırlığına ulaşmayan ancak merhamet ve şefkatle bağdaşmayan, süreklilik arz eden bir 'kötü muamele' oluşturduğunu kabul etmiştir. Bu yorum, tek tek suç oluşturan fiillerin bir araya gelerek, daha genel ve özel bir suç olan kötü muameleyi oluşturabileceğini göstermektedir.