Bir memurun, DMK'ya göre yürüttüğü görevin 4856 sayılı Kanun gibi özel bir kanunla kaldırılması ve bu nedenle görevinin sona ermesi durumunda, idarenin bu memuru yeni bir kadroya atarken hangi ilkelere uyması gerekir? Danıştay İkinci Dairesi'nin 2005/52 E., 2007/1746 K. sayılı kararında, İl Çevre Müdürü olan bir kişinin 'mühendis' kadrosuna atanması bu ilkeler açısından nasıl değerlendirilmiştir?
İdarenin, kadrosu kaldırılan bir memuru yeni bir kadroya atarken 'durumuna uygun' bir kadroya ataması gerekir. Bu 'duruma uygunluk' kavramı, Danıştay içtihatlarında, personel hukukunun temel ilkeleri olan 'kariyer' ve 'liyakat' ilkeleri çerçevesinde yorumlanmaktadır. İdare, atama yaparken memurun geçmiş hizmetlerini, unvanını, eğitimini, tecrübesini ve kazanılmış hak aylık derecesini göz önünde bulundurmalıdır. Danıştay İkinci Dairesi'nin 2005/52 E., 2007/1746 K. sayılı kararında, daha önce İl Çevre Müdür Yardımcısı ve İl Çevre Müdürü gibi yöneticilik görevlerini yürütmüş yüksek mühendis olan bir davacının, görevinin kanunla sona ermesi üzerine 'mühendis' kadrosuna atanması hukuka aykırı bulunmuştur. Daire, mühendislik kadrosunun, davacının kariyer ve liyakat ilkelerine göre ulaştığı yöneticilik görevinin bir eşdeğeri olmadığını ve dolayısıyla 'durumuna uygun bir kadro' olarak nitelendirilemeyeceğini belirtmiştir. Bu karar, idarenin takdir yetkisinin kariyer ve liyakat ilkeleriyle sınırlı olduğunu göstermektedir.