İİK m. 340'ta düzenlenen 'borçlunun ödeme şartını ihlal' suçunun oluşabilmesi için ihlalin 'makbul bir sebep olmaksızın' gerçekleşmesi gerekmektedir. Hangi durumlar 'makbul sebep' olarak kabul edilebilir? İspat yükü kime aittir?
İİK m. 340'ta düzenlenen tazyik hapsi yaptırımının uygulanabilmesi için borçlunun, icra dairesinde kararlaştırılan ödeme taahhüdünü 'makbul bir sebep olmaksızın' ihlal etmesi gerekir. 'Makbul sebep', borçlunun iradesi dışında ortaya çıkan ve ödemeyi imkansız kılan, öngörülemeyen ve karşı konulamayan olaylardır. Örneğin, borçlunun iflas etmesi, ağır bir hastalık geçirmesi, işten çıkarılması, sel veya deprem gibi bir doğal afete maruz kalması gibi durumlar makbul sebep olarak kabul edilebilir. Yargıtay kararlarında, makbul sebebin varlığını ispat etme yükümlülüğünün borçluya (sanığa) ait olduğu kabul edilmektedir. Borçlu, ödeme yapamamasının kendi kusurundan kaynaklanmadığını, elinde olmayan geçerli bir nedene dayandığını somut delillerle ispat etmelidir.