HMK m. 60 uyarınca mecburi dava arkadaşlığı bulunan bir davada, dava arkadaşlarından sadece birinin kararı temyiz etmesi durumunda, temyiz etmeyen diğer dava arkadaşları açısından nasıl bir usul izlenmelidir? Bu durumun elbirliği mülkiyeti (TMK m. 701) ile ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161414

Mecburi dava arkadaşlığında, dava arkadaşlarının birlikte hareket etme zorunluluğu kanun yollarına başvuru aşamasında da devam eder. Sadece bir dava arkadaşının kararı temyiz etmesi, diğerleri açısından doğrudan sonuç doğurmaz. Ancak, davanın niteliği gereği verilecek karar tüm dava arkadaşları hakkında aynı ve bölünemez nitelikte olduğundan, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, temyiz incelemesi yapılmadan önce taraf teşkilinin bu aşamada da sağlanması gerekir. Özellikle elbirliği mülkiyetine dayalı davalarda (mirasçılık gibi), Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/5695 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme dosyayı geri çevirerek, hükmü temyiz etmeyen diğer mecburi dava arkadaşlarına temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesini, onlara da katılma yoluyla veya doğrudan temyiz hakkını kullanma imkanı tanınmasını veya davayı temyiz eden arkadaşlarına muvafakat vermelerini istemelidir. Bu sağlanamazsa, TMK m. 640 uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilmesi gibi yollarla taraf teşkili tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılır.