Boşanma davasında delil olarak sunulan ses kaydının hukuka aykırı olup olmadığını değerlendirirken, kaydın 'ani gelişen bir durum' üzerine ve 'başka türlü ispat imkanı olmaksızın' alınmış olması, Yargıtay kararlarında nasıl bir rol oynamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161409

Yargıtay, özel hayatın gizliliğini ihlal ederek elde edilen ses kayıtlarının delil olarak kullanılmasına kural olarak izin vermemekle birlikte, boşanma davalarında bu kurala istisnalar tanımaktadır. Kaydın, 'ani gelişen bir durum' üzerine (yani planlı ve sistematik bir şekilde değil, tesadüfen) ve 'başka türlü ispat imkanı olmaksızın' alınmış olması, bu delilin kabul edilebilirliği açısından kritik bir rol oynar. Eğer bir taraf, kendisine yönelen bir haksız saldırıyı (örneğin, tehdit, hakaret, ikrar) o an dışında başka bir şekilde ispatlama olanağına sahip değilse ve bu delili kaydetmekten başka çaresi kalmamışsa, bu durum bir nevi 'zorunluluk hali' veya 'meşru savunma' kapsamında değerlendirilebilmektedir. Yargıtay, bu gibi durumlarda, elde edilen delilin hukuka aykırı olmadığını ve evlilik birliğinin temelden sarsıldığını ispatlamak için kullanılabileceğini kabul etmektedir. Ancak her somut olayın kendi koşulları içinde, tartılan menfaatler dengesi gözetilerek değerlendirilmesi esastır.