DMK m. 3'te sayılan 'liyakat' ve 'kariyer' ilkeleri, idarenin memur atamalarındaki takdir yetkisini nasıl sınırlar? Danıştay Beşinci Dairesi'nin 1996/837 E., 1996/3673 K. sayılı kararında, Müsteşar Yardımcılığı görevinden alınıp Bakanlık Müşavirliğine atanma işlemi bu ilkeler çerçevesinde nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161398

DMK m. 3'teki liyakat ve kariyer ilkeleri, idarenin DMK m. 76'dan kaynaklanan naklen atama konusundaki takdir yetkisinin keyfi kullanılmasını önleyen temel hukuk ilkeleridir. Liyakat ilkesi, göreve en uygun, en ehil kişinin seçilmesini; kariyer ilkesi ise memurun yaptığı hizmet ve edindiği tecrübeye uygun olarak sınıfı içinde ilerlemesini güvence altına alır. İdarenin atama işlemi, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmalı, bu ilkeleri göz ardı etmemelidir. Danıştay Beşinci Dairesi'nin 1996/837 E., 1996/3673 K. sayılı kararında, uzun yıllar yurtdışı ataşelik gibi görevlerde bulunmuş, daha sonra özel sektörde çalışmış ve memuriyete Müşavir olarak dönmüş bir kişinin Müsteşar Yardımcılığına atanması ve kısa bir süre sonra bu görevden alınarak tekrar Bakanlık Müşavirliğine atanması işlemi incelenmiştir. Daire, davacının kamu hizmetindeki görev süresi ve yüklendiği görevler dikkate alındığında, bu görevden alma işleminin neden ve amaç yönlerinden mevzuata aykırı olmadığına karar vermiştir. Bu karar, idarenin üst düzey bürokrat atamalarındaki takdir yetkisinin geniş olduğunu ancak bu yetkinin de personelin geçmiş hizmeti ve kariyeri gibi unsurlarla birlikte değerlendirildiğini göstermektedir.