HMK m. 60'a göre 'mecburi dava arkadaşlığı'nda, dava arkadaşlarının birlikte hareket etme zorunluluğunun istisnası nedir? Özellikle, usulüne uygun davet edildiği halde duruşmaya gelmeyen bir mecburi dava arkadaşının durumu ne olur? Bu kural sulh, feragat gibi esasa etkili işlemler için de geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161393

HMK m. 60, mecburi dava arkadaşlarının kural olarak birlikte hareket etmek zorunda olduğunu belirtir. Bu, dava açma, savunma yapma ve kanun yollarına başvurma gibi temel usuli işlemlerde birlikte hareket etmeyi gerektirir. Ancak maddenin getirdiği önemli bir istisna, yargılamanın sürüncemede kalmasını önlemektir. Buna göre, 'duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.' Yani, duruşmaya gelenlerin yaptığı işlemler, gelmeyenleri de bağlar. Ancak bu istisna, sadece usul işlemleri için geçerlidir. HMK m. 60'ın gerekçesinde de açıklandığı gibi, sulh, davadan feragat ve davayı kabul gibi davanın esasına etki eden ve maddi hukuk alanında tasarruf niteliği taşıyan işlemler bu istisnanın dışındadır. Bu tür işlemlerin geçerli olabilmesi için tüm mecburi dava arkadaşlarının birlikte hareket etmesi ve onay vermesi zorunludur.