6102 sayılı TTK'nın 371/2. maddesi, şirketin işletme konusu dışında yaptığı işlemlerin üçüncü kişiler açısından geçerliliğini nasıl düzenlemiştir? Bir üçüncü kişinin, yapılan işlemin şirketin işletme konusu dışında olduğunu 'bilebilecek durumda' olması ne anlama gelir ve bu durumun ispatı nasıl yapılır? Şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması tek başına yeterli bir delil midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161389

TTK m. 371/2'ye göre, temsil yetkisine sahip olanların, üçüncü kişilerle işletme konusu dışında yaptığı işlemler de kural olarak şirketi bağlar. Ancak bu kuralın bir istisnası vardır: 'meğerki, üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiği veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda bulunduğu ispat edilsin.' Üçüncü kişinin 'bilebilecek durumda' olması, objektif bir ölçüttür ve somut olayın koşullarına göre dürüst bir kişinin bilmesi gerekip gerekmediğine göre değerlendirilir. Örneğin, bir inşaat şirketinin gıda toptancılığı yapması gibi bariz bir aykırılık durumunda üçüncü kişinin bunu bilebilecek durumda olduğu kabul edilebilir. İspat yükü, işlemin kendisini bağlamadığını iddia eden şirkete aittir. Madde, bu konuda önemli bir hüküm içerir: 'Şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması, bu hususun ispatı açısından, tek başına yeterli delil değildir.' Yani şirket, sırf ana sözleşmesinin Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığını ileri sürerek üçüncü kişinin kötü niyetli olduğunu veya durumu bilebilecek halde olduğunu ispatlayamaz. Şirketin, üçüncü kişinin durumu bildiğini veya bilmesi gerektiğini gösteren ek somut deliller sunması gerekir.