TCK m. 232'de düzenlenen kötü muamele suçu ile kasten yaralama (TCK m. 86) ve eziyet (TCK m. 96) suçları arasındaki temel ayrımlar nelerdir? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2014/26907 K. sayılı kararında, mağduru balkonda kilitleyip aç bırakma eylemi ile elle, terlikle vurma eylemleri nasıl farklı şekilde nitelendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161386

Bu üç suç arasındaki temel ayrımlar fiilin niteliği, sürekliliği ve meydana getirdiği sonuçtur. Kötü muamele (TCK m. 232), merhamet ve şefkatle bağdaşmayan, genellikle süreklilik arz eden ancak kasten yaralama veya eziyet boyutuna varmayan fiillerdir (örn: aç bırakma, alay etme). Kasten yaralama (TCK m. 86), kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan ani bir fiildir. Eziyet (TCK m. 96) ise bir kimseye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışların sistematik ve belli bir süreç içinde tekrarlanmasıyla oluşur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2014/26907 K. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır: Sanığın mağdureyi balkonda kilitleyip aç bırakması gibi süregelen eylemlerinin 'kötü muamele' suçunu oluşturduğu, buna karşılık elle, terlikle, tabakla vurma şeklindeki ani ve bedensel etki doğuran eylemlerinin ise ayrıca 'kasten yaralama' suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Bu karara göre, yaralama eylemleri kötü muamele suçunun unsuru olmayıp, gerçek içtima kuralları gereği ayrı suçlar olarak değerlendirilmelidir.