Bir işçi, ücretinin ödenmemesi nedeniyle İş Kanunu m. 24/II-e uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshettikten bir süre sonra, işverenin 'borcumu ödeyeceğim' vaadi üzerine tekrar aynı işyerinde çalışmaya başlarsa, bu durum işçinin 'fesih iradesinden vazgeçtiği' anlamına gelir mi? Yargıtay 9. HD'nin 2023/6736 K. sayılı kararında bu durum nasıl yorumlanmıştır ve işçinin kıdem tazminatı hakkı bu durumdan nasıl etkilenir?
Yargıtay 9. HD'nin 2023/3545 E., 2023/6736 K. sayılı kararına göre, işçinin haklı nedenle fesih yaptıktan sonra tekrar aynı işyerinde çalışmaya başlaması, fesih iradesinden vazgeçtiği anlamına gelmez. Yargıtay, bu durumu 'yeni bir çalışma döneminin başlangıcı' olarak kabul etmektedir. Fesih, karşı tarafa ulaştığı anda hukuki sonuçlarını doğuran ve kural olarak tek taraflı olarak geri alınamayan bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçi, ücreti ödenmediği için fesih hakkını kullandığında, ilk iş ilişkisi o anda sona ermiştir. Daha sonra tarafların anlaşarak yeniden işe başlaması, sona eren eski sözleşmeyi canlandırmaz, aralarında yeni bir iş sözleşmesi kurulduğu anlamına gelir. Kararda da belirtildiği gibi, mahkemenin, işçinin fesih iradesinden vazgeçtiğini kabul ederek kıdem tazminatı talebini reddetmesi hatalıdır. Dava açıldığı tarihte işçinin ödenmemiş ücret alacağı varsa, feshin haklı olduğu kabul edilmelidir. İşçinin kıdem tazminatı hakkı, feshettiği ilk çalışma döneminin sonu itibarıyla doğmuştur. Tekrar işe başlaması, bu kazanılmış hakkı ortadan kaldırmaz. Mahkemenin yapması gereken, ilk döneme ilişkin kıdem tazminatını hesaplayarak hüküm altına almaktır. İkinci çalışma dönemi ise, ileride sona erdiğinde kendi koşullarına göre ayrıca değerlendirilecektir. (Kaynak: or.av.tr/maasi-odenmeyen-iscinin-haklari-nelerdir/)