Yurt dışında suç işleyerek orada hükümlü kalan bir kişinin, aynı suçtan dolayı Türkiye'de de yargılanması halinde, TCK m. 16 uyarınca yabancı ülkede hükümlülükte geçen sürenin Türkiye'de verilecek cezadan mahsubu nasıl yapılır? Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/560 K. sayılı kararına göre, yabancı ülkede ödenen bir 'adli para cezası'nın, Türkiye'de hükmedilecek hapis cezasından mahsup edilmesi mümkün müdür?
TCK m. 16, 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama/cezalandırılmama) ilkesinin bir yansıması olarak, mükerrer cezalandırmayı önlemeyi amaçlar. Bu maddeye göre, bir suçtan dolayı yabancı ülkede 'gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre', aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan indirilir. Mahsup, hürriyeti bağlayıcı cezanın infaz edilecek kısmı üzerinden yapılır. Örneğin, kişi yurt dışında aynı suçtan 5 yıl cezaevinde kalmışsa ve Türkiye'de 12 yıl hapis cezası almışsa, bu 5 yıllık süre, Türkiye'de infaz edilecek süreden düşülür. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/560 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK m. 16 sadece 'hürriyeti kısıtlayıcı' nitelikteki yaptırımların mahsubuna olanak tanır. Kanun metni 'gözaltı, gözlem altı, tutukluluk, hükümlülük' gibi hürriyetin kısıtlandığı halleri saymıştır. Yabancı bir ülkede ödenen 'adli para cezası', hürriyeti kısıtlayıcı bir yaptırım değildir, malvarlığına yönelik bir yaptırımdır. Bu nedenle, TCK m. 16 kapsamında, yabancı ülkede ödenen bir adli para cezasının, Türkiye'de hükmedilen bir 'hapis cezasından' mahsup edilmesi mümkün değildir. Kanun, farklı nitelikteki yaptırımların birbiri yerine mahsubuna izin vermemiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/mahsup-nedir-baska-suctan-tutuklulugun-gozalti-suresi-ve-cezanin-mahsubu-sartlari.html)