5271 sayılı CMK m.173/6, itirazı reddedilen bir KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) sonrasında, savcının 'yeni delil' varlığı nedeniyle kamu davası açabilmesini, KYOK hakkında karar vermiş olan Sulh Ceza Hakimliğinin bu hususta karar vermesine bağlamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin, etkisiz soruşturma nedeniyle verdiği bir 'ihlal kararının', bu maddedeki 'yeni delil' kavramı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini, metindeki tartışmalar ışığında hukuki argümanlarla analiz ediniz.
Metindeki analize göre, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği bir ihlal kararının CMK m. 173/6 anlamında bir 'yeni delil' olarak kabul edilmesi, mevcut usul hukuku çerçevesinde en makul ve uygulanabilir çözümlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu görüşün hukuki argümanları şunlardır: 1) Maddi Anlamda Yenilik: 'Yeni delil', sadece olaya ilişkin yeni bir maddi bulgu (tanık, belge, parmak izi vb.) anlamına gelmez. Aynı zamanda, mevcut delillerin farklı bir hukuki perspektifle değerlendirilmesi veya soruşturmadaki usuli eksikliklerin tespiti gibi, davanın seyrini değiştirebilecek her türlü yeni olgu ve bilgiyi kapsar. AYM'nin, soruşturmanın 'etkili yürütülmediği', 'gerekli delillerin toplanmadığı' veya 'delillerin yanlış değerlendirildiği' yönündeki bir tespiti, soruşturma dosyasına yeni bir hukuki ve maddi boyut kazandıran, davanın yeniden ele alınmasını zorunlu kılan bir 'yenilik'tir. 2) Usuli Çıkmazı Aşma Aracı: Kesinleşmiş bir KYOK'un yeniden canlandırılması için mevcut ceza muhakemesi sistemindeki tek açık kapı CMK m. 173/6'dır. AYM kararını 'yeni delil' olarak nitelendirmek, savcılığın yeniden harekete geçmesi ve Sulh Ceza Hakimliğinden izin alarak kamu davası açması için meşru bir zemin oluşturur. Bu, hem AYM kararının gereğini yerine getirmeyi sağlar hem de mevcut usul kanununa saygı gösterir. 3) Anayasa'nın Üstünlüğü İlkesi: AYM'nin bir temel hak ihlali tespit etmesi, sıradan bir delilden çok daha üstün bir hukuki değere sahiptir. Anayasa'nın üstünlüğü ve AYM kararlarının bağlayıcılığı (Anayasa m. 153) ilkesi gereği, bu ihlal kararının soruşturmayı yeniden açmaya yetecek güçte bir 'yeni delil' olarak kabul edilmesi zorunludur. Aksi bir yorum, AYM kararını işlevsiz bırakmak anlamına gelir. Dolayısıyla, AYM'nin ihlal kararı, maddi bir delil olmasa da, davanın esasını etkileyen ve yeniden değerlendirilmesini gerektiren, hukuki niteliği ağır basan bir 'yeni delil' olarak kabul edilmelidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/aym-kararinin-infazi/)