Bir inanç sözleşmesi uyarınca mülkiyeti kendisine devredilen 'inanılan', sözleşmede belirlenen amacın gerçekleşmesine veya sürenin dolmasına rağmen taşınmazı 'inanan'a iade etmeyip kullanmaya devam ederse, inananın bu haksız kullanıma karşı açacağı davanın hukuki niteliği ne olmalıdır? Bu durumda 'ecrimisil' (haksız işgal tazminatı) talep edilebilir mi, yoksa uyuşmazlık tamamen 'sözleşmeye aykırılık' (TBK m. 112) hükümlerine göre mi çözülmelidir? İki hukuki kurumun uygulanabilirliğini, 'haksız işgal' ve 'sözleşmesel ilişki' kavramları ekseninde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159897

Bu durumda, her iki hukuki kurumun da uygulanması mümkündür ve taleplerin terditli (kademeli) olarak ileri sürülmesi en doğru yaklaşımdır. İncelenmesi gereken temel husus, inanılanın zilyetliğinin hukuki niteliğindeki değişimdir. Başlangıçta, inanılanın zilyetliği geçerli bir inanç sözleşmesine dayandığı için 'haklı' bir zilyetliktir. Bu dönemde ecrimisil talep edilemez. Ancak, sözleşme uyarınca iade borcunun muaccel olduğu (amacın gerçekleştiği veya sürenin dolduğu) andan itibaren, inanılanın taşınmazı iade etmeyerek kullanmaya devam etmesi, zilyetliğini 'haksız' hale getirir. Bu noktadan sonra; 1) Sözleşmeye Aykırılık (TBK m. 112): İnanılan, inanç sözleşmesinden doğan 'geri verme' borcunu ihlal etmiştir. Bu nedenle inanan, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradığı zararların tazminini (örneğin, o taşınmazı kiraya verememekten doğan kira kaybı) talep edebilir. Bu talep, sözleşmesel bir taleptir. 2) Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı): İade borcu muaccel olduktan sonra inanılan, artık o taşınmazda oturmak için hukuki bir dayanağı kalmamış kötü niyetli bir 'fuzuli şagil' (haksız işgalci) konumuna düşer. Bu andan itibaren, inanan, mülkiyet hakkının haksız kullanımı nedeniyle ecrimisil talep etme hakkına da sahip olur. Yargıtay uygulaması da, sözleşmesel ilişkinin sona erdiği veya ihlal edildiği andan itibaren haksız işgalin başlayacağını ve ecrimisil talep edilebileceğini kabul etmektedir. Dolayısıyla inanan, tapu iptal ve tescil davasıyla birlikte, iade borcunun muaccel olduğu tarihten itibaren işleyen ecrimisil alacağını da talep edebilir. Bu iki talep birbiriyle yarışır ve her ikisinin de hukuki dayanağı mevcuttur. (Kaynaklar: kadimhukuk.com.tr/makale/inancli-islem-inanc-sozlesmesi/, zulkufarslan.av.tr/ecrimisil-davasi-nasil-acilir/)