Bir işçinin ücretinin, İş Kanunu m. 32'de belirtildiği gibi 'Türk parası' ile ödenmesi kuralının istisnası nedir? Ücretin yabancı para olarak kararlaştırıldığı bir iş sözleşmesinde, işveren ödemeyi Türk parası ile yapabilir mi? Bu durumda hangi kurun esas alınması gerektiğini, işçinin hakları açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159896

İş Kanunu m. 32, ücretin kural olarak 'Türk parası ile' ödeneceğini belirtir. Bu kuralın istisnası, tarafların iş sözleşmesiyle veya toplu iş sözleşmesiyle ücretin 'yabancı para olarak' ödenmesini kararlaştırmalarıdır. Bu durumda, ücret yabancı para borcu olarak kabul edilir. Ücretin yabancı para olarak kararlaştırıldığı durumda, işverenin ödemeyi Türk parası ile yapıp yapamayacağı, TBK m. 99'daki genel kurala göre belirlenir. TBK m. 99'a göre, konusu para olan borç (yabancı para dahi olsa), sözleşmede 'aynen ödeme' veya bu anlama gelen bir ifade (efektif ödeme kaydı) bulunmadıkça, ödeme günündeki rayiç kur üzerinden ülke parasıyla (Türk Lirası) ödenebilir. Dolayısıyla, iş sözleşmesinde 'ücret döviz olarak efektif ödenecektir' gibi bir kayıt yoksa, işveren ödemeyi Türk parası ile yapma hakkına sahiptir. Bu durumda esas alınacak kur, 'ödeme günündeki' T.C. Merkez Bankası efektif satış kurudur. İşçi, bu kur üzerinden yapılacak ödemeyi kabul etmek zorundadır. Ancak, eğer işveren ödemede temerrüde düşerse, yani vadesinde ödeme yapmazsa, işçinin seçimlik hakkı doğar. TBK m. 99/2 uyarınca işçi, bu alacağının ya 'aynen' (yabancı para olarak) ödenmesini ya da 'vade veya fiili ödeme günündeki' kurdan hangisi kendi lehine ise o kur üzerinden Türk Lirası ile ödenmesini isteyebilir. Bu düzenleme, döviz kurundaki artışlar karşısında işçiyi korumayı amaçlamaktadır. (Kaynak: or.av.tr/maasi-odenmeyen-iscinin-haklari-nelerdir/)