Alacaklının temerrüdünün (mora creditoris) koşullarını TBK m. 106'ya göre açıklayınız. Borçlunun temerrüdünden farklı olarak, alacaklının temerrüdü için 'kusur' bir şart mıdır? Alacaklının temerrüde düşmesinin, borçluya sağladığı temel haklar olan 'tevdi hakkı' (m. 107) ve 'satma hakkı'nı (m. 108) izah ediniz.
Alacaklının temerrüdü, borçlunun borcunu usulüne uygun olarak ifa etmeye hazır olmasına rağmen, alacaklının haklı bir sebep olmaksızın bu ifayı kabulden kaçınması veya ifanın gerçekleşmesi için yapması gereken hazırlık fiillerini (örneğin, malı teslim almak için adreste bulunmak) yapmamasıdır. TBK m. 106'ya göre koşulları şunlardır: 1) Borç muaccel olmalıdır. 2) Borçlu tarafından ifa, gereği gibi (tam ve usulüne uygun) teklif edilmiş olmalıdır. 3) Alacaklı, bu teklifi haklı bir neden olmaksızın reddetmeli veya yapması gereken hazırlık fiillerinden kaçınmalıdır. Borçlunun temerrüdünden farklı olarak, alacaklının temerrüdü için 'kusur' bir şart değildir. Alacaklı, kusursuz olsa bile (örneğin, hastalık nedeniyle evde olamama) ifayı kabul edemiyorsa temerrüde düşmüş sayılır. Alacaklının temerrüdü, borçluyu borcundan kurtaran bazı imkanlar sağlar: 1) Tevdi Hakkı (m. 107): Eğer borcun konusu bir 'şeyin teslimi' ise (para, kıymetli evrak, misli eşya), borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, bu şeyi ifa yerindeki hakimin belirleyeceği bir yere (genellikle banka veya noter) tevdi ederek borcundan tamamen kurtulabilir. Bu andan itibaren, tevdi edilen şeyin hasarı alacaklıya aittir. 2) Satma Hakkı (m. 108): Eğer borcun konusu olan şeyin niteliği tevdiye uygun değilse, bozulabilir bir şeyse veya bakımı masraflı ise, borçlu, alacaklıya önceden ihtar çekerek hakimden izin almak suretiyle o şeyi açık artırmayla sattırıp bedelini tevdi edebilir. Bu haklar, borçluyu, alacaklının kabulden kaçınması nedeniyle süresiz olarak borç altında kalmaktan ve ifa konusunu muhafaza etme yükümlülüğünden kurtarmayı amaçlar. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-hukumleri/)