Bir idari davada, davalı idarenin savunmasının dayanağı olan bir soruşturma raporunu, davacının incelemesine sunmadan karar verilmesi, hangi temel usul hakkının ihlalini oluşturur? Danıştay 16. Dairesi'nin 2015/1795 K. sayılı kararında bu durumun neden bozma sebebi sayıldığını, İYUK m. 20'nin geçirdiği yasal değişiklikler ve 'silahların eşitliği' ilkesi açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159886

Davalı idarenin savunmasının temelini oluşturan bir soruşturma raporunun, davacının incelemesine sunulmadan karar verilmesi, öncelikle Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı' ve bu hakkın bir unsuru olan 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (HMK m. 27'de de düzenlenmiştir) ihlalini oluşturur. Hukuki dinlenilme hakkı, tarafların dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden haberdar olma, bunları inceleme ve bunlara karşı beyanda bulunma hakkını içerir. Danıştay 16. Dairesi'nin ilgili kararında bu durumun bozma sebebi sayılmasının temel gerekçeleri şunlardır: 1) Silahların Eşitliği İlkesinin İhlali: 'Silahların eşitliği', davanın taraflarına, karşı taraf karşısında önemli bir dezavantaj yaratmayacak şekilde, iddialarını mahkemeye sunma konusunda makul bir fırsat verilmesidir. Bir tarafın (idare) dayandığı temel bir delili (soruşturma raporu) diğer tarafın (davacı) görmemesi, inceleyememesi ve karşı argüman geliştirememesi, taraflar arasındaki dengeyi idare lehine bozar ve silahların eşitliği ilkesini zedeler. 2) Çelişmeli Yargılama İlkesinin İhlali: Davacı, aleyhindeki iddiaların ve delillerin ne olduğunu bilmeden, bunlara karşı etkin bir savunma yapamaz. Bu durum, yargılamanın temel direklerinden olan çelişmeli yargılama ilkesine aykırıdır. 3) İYUK m. 20'deki Değişiklik: Metinde belirtildiği gibi, İYUK m. 20'de geçmişte yer alan 'Getirtilen veya idarece gönderilen gizli belge ve dosyalar taraf ve vekillerine incelettirilemez' hükmü, 4001 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik, kural olarak dava dosyasındaki tüm belgelerin tarafların incelemesine açık olması gerektiğini ve gizliliğin istisna olduğunu vurgulamaktadır. Dolayısıyla, mahkemenin, davacının incelemesine imkan vermeden, görmediği bir rapora dayanarak aleyhine karar vermesi, hem temel hakların hem de açık kanun hükmünün ihlalidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-20-madde-iyuk/)