5651 sayılı Kanun m. 9 uyarınca, kişilik haklarının ihlali nedeniyle verilen erişimin engellenmesi kararına konu olan içeriğin, başka internet adreslerinde de yayınlanması halinde, hakları ihlal edilen kişinin izlemesi gereken usuli yol nedir? Bu durumda, her bir yeni URL için yeniden Sulh Ceza Hakimliğine başvurma zorunluluğu var mıdır? Erişim Sağlayıcıları Birliği'nin (ESB) bu süreçteki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159878

Normalde her bir hukuka aykırı içerik için ayrı bir hukuki süreç işletilmesi gerekir. Ancak 5651 sayılı Kanun, bu konuda pratik bir çözüm getirmiştir. Metinde belirtildiği üzere, hakimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu olan (yani hukuka aykırılığı bir mahkeme kararıyla sabit olan) içeriğin, başka internet adreslerinde de yayınlanması halinde, ilgili kişinin yeniden Sulh Ceza Hakimliğine başvurmasına gerek yoktur. Bu durumda hakları ihlal edilen kişi, daha önce aldığı mahkeme kararını dayanak göstererek, doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne (ESB) müracaat edebilir. ESB, bu başvuru üzerine, daha önceki mahkeme kararını esas alarak, aynı içeriği barındıran yeni URL'ler için de erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması kararının uygulanmasını ilgili erişim sağlayıcılardan talep eder. Bu usul, aynı hukuka aykırılığın tekrar tekrar mahkemeye taşınmasını önleyerek usul ekonomisini sağlar ve hak sahibine hızlı bir koruma mekanizması sunar. ESB burada, mahkeme kararının kapsamını genişleten, quasi-yargısal bir uygulama mercii olarak hareket etmektedir. (Kaynak: oner.av.tr/erisimin-engellenmesi/)