Önalım davasında bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamayan davacının, davalı yararına vekalet ücretine mahkum edilirken, bu ücretin matrahı nasıl hesaplanmalıdır? Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2017/2782 E., 2017/9714 K. sayılı kararında belirtilen hesaplama yöntemini bir örnekle açıklayınız.
Davacı, önalım davasını açarken tapudaki bedelin muvazaalı olduğunu iddia edip daha düşük bir bedel üzerinden harç yatırmış, ancak yargılama sonunda bu iddiasını ispatlayamamışsa, dava kısmen kabul edilmiş, kısmen reddedilmiş sayılır. Bu durumda, vekalet ücreti de kabul ve ret oranlarına göre bölünerek hesaplanmalıdır. Yargıtay 14. HD'nin ilgili kararında da bu ilke benimsenmiştir. Hesaplama yöntemi şöyledir: 1) Davacı Yararına Vekalet Ücreti: Davacı, tapudaki bedeli ödeyerek davayı kazandığı için, başlangıçta dava dilekçesinde iddia ettiği ve harcını yatırdığı bedel üzerinden, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilir. 2) Davalı Yararına Vekalet Ücreti: Davacı, bedelde muvazaa iddiasını ispatlayamadığı için, tapuda gösterilen bedel ile davacının iddia ettiği bedel arasındaki fark, davanın reddedilen kısmını oluşturur. Davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına, bu reddedilen fark miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilir. Örnek: Tapudaki satış bedeli 250.000 TL olsun. Davacı, bedelin muvazaalı olduğunu ve gerçek bedelin 50.000 TL olduğunu iddia ederek dava açmış olsun. Yargılama sonunda muvazaa ispatlanamasın ve davacı 250.000 TL'yi depo ederek tescil hakkı kazansın. Bu durumda: - Davacı yararına: Dava değeri olarak gösterdiği 50.000 TL üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanır. - Davalı yararına: Reddedilen kısım olan (250.000 TL - 50.000 TL) = 200.000 TL üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanır. Mahkeme, bu iki vekalet ücretini birbirinden mahsup ederek veya ayrı ayrı hükmederek karar verir. Yargılama giderleri de bu kabul/ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılır. (Kaynak: vonahukuk.com/onalim-hakki-fiili-taksimin-varligi-ve-bedelde-muvazaa-iddiasi/)