CMK m. 226 uyarınca sanığa 'ek savunma hakkı' tanınması gereken haller nelerdir? İddianamede gösterilen fiilin hukuki niteliğinin yargılama sırasında değişmesi (suç vasfının değişmesi) durumunda, sanığa ek savunma hakkı verilmeden mahkumiyet hükmü kurulmasının, savunma hakkının kısıtlanması (CMK m. 289/1-h) olarak kabul edilmesinin temel gerekçesini açıklayınız.
CMK m. 226, sanığın 'neyden yargılandığını bilme' ve buna göre savunmasını hazırlama hakkının bir güvencesidir. Kural olarak sanık, iddianamede anlatılan fiil ve bu fiilin hukuki nitelendirmesi üzerinden yargılanır. Ancak yargılama sırasında, sunulan delillerle birlikte, fiilin iddianamede belirtilenden farklı bir suç oluşturduğu anlaşılabilir. İşte bu durumda, sanığın değişen bu yeni hukuki duruma karşı da kendisini savunabilmesi için 'ek savunma hakkı' tanınması zorunludur. Ek savunma hakkı tanınması gereken temel hal, 'fiilin hukuki niteliğinin değişmesi'dir. Örneğin, hırsızlık suçundan (TCK m. 141) açılan bir davada, yargılama sırasında fiilin aslında yağma (TCK m. 148) suçunu oluşturduğu kanaatine varılırsa, sanığa yağma suçunun unsurlarına ve daha ağır olan cezasına karşı savunma yapması için ek savunma hakkı verilmelidir. Bu hakkın verilmemesi, savunma hakkının kısıtlanması sayılır çünkü: 1) Savunma Stratejisi Değişir: Sanık ve müdafii, savunmalarını başlangıçtaki suça göre hazırlamıştır. Daha ağır veya unsurları farklı bir suçla karşı karşıya kaldıklarında, yeni deliller sunma, farklı tanıklar dinletme veya farklı hukuki argümanlar ileri sürme ihtiyacı doğar. 2) Bilgilendirilme Hakkının İhlali: Sanık, yargılamanın sonunda hangi suçtan cezalandırılma ihtimali olduğunu bilmeden yargılanmış olur. Bu, AİHS m. 6/3-a'da belirtilen 'suçlamanın niteliğinden haberdar edilme' hakkının ihlalidir. 3) Adil Yargılanma İlkesi: Sanığı, hazırlıklı olmadığı bir suçlamadan dolayı mahkum etmek, sürpriz bir kararla onu gafil avlamak anlamına gelir ve adil yargılanma ilkesiyle bağdaşmaz. Bu nedenle, suç vasfının sanık aleyhine değiştiği her durumda, sanığa bu yeni vasıflandırmaya karşı savunma yapma imkanı tanımak üzere ek savunma hakkı verilmesi, CMK m. 289/1-h kapsamında bir zorunluluk ve mutlak bozma nedenidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/savunma-hakkinin-kisitlanmasi/)