Bir davanın yargılama sırasında 'konusuz kalması' ne anlama gelir ve bu durumda mahkemenin nasıl bir karar vermesi gerekir? Metindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ışığında, davanın konusuz kalması halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hangi taraf üzerine bırakılacağını belirlemede kullanılan temel kriteri açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159852

Bir davanın 'konusuz kalması', dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle, dava konusu edilen talep hakkında esasa ilişkin (kabul veya ret şeklinde) bir karar verilmesinde tarafların hukuki yararının kalmaması durumudur. Örneğin, tahliyesi istenen kiracının dava sırasında taşınmazı boşaltması, ödenmesi istenen bir borcun dava sırasında ödenmesi veya iptali istenen bir idari işlemin idare tarafından geri alınması gibi. Bu durumda mahkeme, davanın esası hakkında bir inceleme yapmaz ve 'davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına' şeklinde bir karar verir. Bu karar, bir tespit hükmü niteliğindedir. Davanın konusuz kalması halinde, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hangi tarafa yükleneceği, HMK m. 331/1 uyarınca, 'davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre' belirlenir. Yani hakim, farazi bir değerlendirme yaparak, 'Eğer dava konusuz kalmasaydı ve esastan bir karar verilseydi, hangi taraf haklı çıkardı?' sorusuna cevap arar. Metindeki Yargıtay kararında da bu ilke vurgulanmaktadır. Örneğin, borcunu ödemeyen davalıya karşı açılan bir alacak davasında, davalı borcunu dava açıldıktan sonra öderse dava konusuz kalır. Ancak dava açıldığı anda davacı alacağında haklı olduğu için, yargılama giderleri ve vekalet ücreti, davaya sebebiyet veren davalı üzerine bırakılır. Tersi durumda, haksız yere dava açan bir davacının talebi, dava sırasında gerçekleşirse (örneğin idarenin işlemi geri alması), davalı dava açılmasına sebebiyet vermediği için giderler davacı üzerinde kalabilir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/davanin-konusuz-kalmasi/, YHGK E. 2023/82, K. 2023/764)