Borçlunun birden fazla borcu varken yaptığı kısmi ödemenin hangi borca mahsup edileceği TBK m. 101 ve 102'de düzenlenmiştir. Borçlunun veya alacaklının mahsup beyanında bulunmadığı bir durumda, kanuni mahsup sırasını (TBK m. 102) açıklayınız. Özellikle, birden fazla borcun aynı anda muaccel olması veya hiçbirinin muaccel olmaması hallerinde kanunun getirdiği çözümleri belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159850

TBK m. 101'e göre, ödeme anında mahsup beyanında bulunma önceliği borçludadır. Borçlu bunu yapmazsa, alacaklı makbuzda gösterdiği borca mahsup yapabilir ve borçlu derhal itiraz etmezse bu geçerli olur. Eğer iki taraf da bir beyanda bulunmazsa, TBK m. 102'deki kanuni mahsup sırası devreye girer: 1) Muaccel Olan Borç: Ödeme, vadesi gelmiş (muaccel) olan borç için yapılmış sayılır. Eğer sadece bir borç muaccel ise, ödeme o borca mahsup edilir. 2) Birden Çok Borç Muaccel İse: Bu durumda, borçlu aleyhine ilk olarak takibe geçilen borç için ödeme yapılmış sayılır. Eğer hiçbir borç için takip yapılmamışsa, vadesi ilk önce gelmiş olan borca mahsup edilir. 3) Birden Çok Borcun Vadesi Aynı Anda Gelmişse: Bu durumda kanun, adil bir çözüm olarak mahsubun 'orantılı olarak' yapılacağını belirtir. Yani ödeme, borçların miktarları oranında hepsine paylaştırılır. 4) Hiçbir Borç Muaccel Değilse: Bu durumda ödeme, alacaklı için 'güvencesi en az olan borç' için yapılmış sayılır. Güvencesi en az olan borç, kefalet veya rehin gibi ayni ya da şahsi bir teminatla güvence altına alınmamış olan borçtur. Eğer tüm borçlar güvencesiz ise, bu kuralın nasıl uygulanacağı tartışmalı olsa da, genellikle en eski tarihli borca mahsup edilmesi gerektiği kabul edilir. Bu kanuni sıra, tarafların iradelerinin anlaşılamadığı durumlarda boşluğu dolduran ve genellikle alacaklının menfaatini korumaya yönelik yedek hukuk kurallarıdır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-hukumleri/, TBK m. 101, m. 102)