Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) davasının hukuki niteliği konusundaki tartışmaları ve bu nitelendirmenin zamanaşımı süresine etkisini açıklayınız. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre ecrimisil davalarında hangi zamanaşımı süresi uygulanmaktadır ve bu süre nasıl hesaplanmaktadır?
Ecrimisilin hukuki niteliği, doktrin ve Yargıtay kararlarında tartışmalıdır. Bir görüşe göre, ecrimisil rızasız bir kullanımdan kaynaklandığı için 'haksız fiil' (TBK m. 49 vd.) niteliğindedir. Bu kabul, 10 yıllık genel haksız fiil zamanaşımının uygulanmasını gerektirir. Diğer bir görüş, bunu 'vekaletsiz iş görme' (TBK m. 526 vd.) hükümlerine veya mülkiyet hakkının ihlalinden doğan özel bir talebe dayandırır. Bu nitelendirmenin zamanaşımına etkisi büyüktür. Eğer haksız fiil kabul edilirse 2 ve 10 yıllık, kira alacağına benzetilirse 5 yıllık zamanaşımı söz konusu olacaktır. Metinde belirtildiği üzere, bu tartışmalara rağmen Yargıtay'ın istikrarlı ve yerleşik uygulaması, ecrimisil davalarının 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu yönündedir. Yargıtay, ecrimisili nitelik olarak kira alacağına benzetmekte ve bu nedenle TBK'daki kira alacakları için öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresini kıyasen uygulamaktadır. Bu 5 yıllık süre, 'dava tarihinden geriye doğru' işler. Yani, davacı, dava açtığı tarihten geriye dönük olarak en fazla 5 yıllık haksız işgal için tazminat talep edebilir. 5 yıldan daha eski dönemlere ait ecrimisil alacakları zamanaşımına uğramış sayılır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/ecrimisil-davasi-nasil-acilir/)