İnternet ortamında kişilik haklarını veya özel hayatın gizliliğini ihlal eden bir içeriğin 'yayından çıkarılması' ile o içeriğe 'erişimin engellenmesi' arasındaki hukuki ve teknik fark nedir? Bir Sulh Ceza Hakimi, URL adresi 'https' protokolü ile korunan bir sosyal medya içeriği için erişimin engellenmesi kararı verdiğinde, bu kararın uygulanabilirliği ve karşılaşılan teknik zorluklar nelerdir? Bu durumda alternatif çözüm ne olabilir?
Hukuki ve teknik olarak iki kavram arasında önemli bir fark vardır: 'İçeriğin yayından çıkarılması', fotoğraf, video veya yazının bulunduğu sunuculardan (server) veya barındırıldığı içerikten tamamen silinmesi anlamına gelir. Bu durumda içerik artık internet ortamında mevcut değildir. 'Erişimin engellenmesi' ise, içeriğin sunucuda var olmaya devam etmesine rağmen, Türkiye'deki internet kullanıcılarının o içeriğe (genellikle URL bazında) ulaşmasının teknik olarak bloke edilmesidir. İçerik başka ülkelerden veya VPN gibi araçlarla hala görülebilir. Metinde belirtildiği üzere, URL adresi 'https' protokolü ile başlayan (Facebook, Instagram, Youtube gibi büyük sosyal medya platformları) sitelere yönelik erişimin engellenmesi kararlarının teknik olarak uygulanması zordur veya mümkün değildir. Çünkü 'https' şifreli bir bağlantı sağlar ve internet servis sağlayıcıları (erişim sağlayıcılar) bu şifreli trafik içindeki spesifik bir URL'yi tespit edip engelleyemeyebilir. Bu durumda, Sulh Ceza Hakimliği'nin erişim engelleme kararı verse dahi, Erişim Sağlayıcıları Birliği bunu fiilen uygulayamayabilir. Alternatif ve daha etkili çözüm, 'erişimin engellenmesi' yerine veya bununla birlikte 'içeriğin yayından çıkarılması' (content removal) talebinde bulunmaktır. Bu talep, doğrudan sosyal medya platformunun kendi şikayet mekanizmaları üzerinden veya hukuki yollarla platforma ulaştırılarak içeriğin kaynaktan kaldırılmasını sağlamayı amaçlar. (Kaynak: oner.av.tr/erisimin-engellenmesi/)