Bir memurun, idarenin hukuka aykırı bir geçici görevlendirme işlemine karşı açtığı iptal davasını kazandığını varsayalım. Bu iptal kararı, geçmişe etkili (ex tunc) sonuç doğurur. Bu durumda, memurun bu hukuka aykırı görevlendirme nedeniyle katlandığı ek masraflar (yol, konaklama vb.) ve uğradığı manevi zararlar için ayrıca bir 'tam yargı davası' açması gerekir mi, yoksa iptal davası içinde de bu zararlarını talep edebilir mi? İYUK'un bu konudaki düzenlemesi (md. 12) ve usul ekonomisi ilkesi açısından en doğru yol hangisidir?
Memurun bu zararlarını talep etmek için ayrıca bir tam yargı davası açması gerekmez; iptal davası ile birlikte veya iptal davası devam ederken aynı dava içinde de talep edebilir. En doğru ve usul ekonomisine en uygun yol, her iki talebi birleştirmektir. İYUK m. 12, bu duruma açıkça imkan tanımaktadır. Bu maddeye göre, 'İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.' Bu madde davacıya üç seçenek sunar: 1) Sadece İptal Davası Açıp, Karar Kesinleştikten Sonra Ayrı Bir Tam Yargı Davası Açmak: Bu yol mümkündür ancak daha uzun ve masraflıdır. 2) Sadece Tam Yargı Davası Açmak: Eğer amaç sadece zararın tazmini ise, işlemin iptali istenmeden de bu dava açılabilir. 3) İptal ve Tam Yargı Davasını Birlikte Açmak: En pratik ve usul ekonomisine en uygun yol budur. Davacı, aynı dava dilekçesinde hem geçici görevlendirme işleminin iptalini hem de bu işlem nedeniyle uğradığı maddi (yol, konaklama, yolluk farkı vb.) ve manevi zararların tazminini talep edebilir. Mahkeme, öncelikle işlemin hukuka uygunluğunu denetler. Eğer işlemi iptal ederse, ardından tazminat talebini değerlendirir ve ispatlanan zararların ödenmesine karar verir. Bu yol, iki ayrı dava açılmasını, iki ayrı yargılama yapılmasını ve iki ayrı vekalet ücreti ödenmesini engelleyerek, uyuşmazlığın tek bir davada ve daha az masrafla çözülmesini sağlar. Bu nedenle, 'usul ekonomisi' ilkesi gereği en doğru ve tavsiye edilen yol, iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılmasıdır. (İlgili metin: gecici-gorevlendirme, İlgili Kanun: İYUK m. 12, m. 2)