5271 sayılı CMK m. 141, haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek halleri sınırlı sayıda (numerus clausus) saymıştır. 'adli-kontrol-tedbiri-nedeniyle-tazminat' metninde incelenen AYM kararı, bu sayımda yer almayan 'adli kontrol' tedbiri için de tazminat yolu açmıştır. AYM, CMK'daki bu kanuni boşluğa rağmen, tazminat hakkını hangi anayasal hükme dayandırmıştır? Bu kararın, 'yapısal bir soruna' işaret ederek yasama organına bildirilmesi, Anayasa Mahkemesi'nin 'norm denetimi' ile 'bireysel başvuru' fonksiyonları arasındaki ilişkiyi nasıl göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159789

AYM, CMK m. 141'de adli kontrol tedbirinin sayılmamış olmasına rağmen, tazminat hakkını doğrudan Anayasa'nın 19. maddesinin 9. fıkrasına dayandırmıştır. Anayasa m. 19/9, 'Bu esaslar (m. 19'daki kişi hürriyeti ve güvenliğine ilişkin güvenceler) dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir' hükmünü içermektedir. AYM, öncelikle başvurucuya uygulanan 'konutu terk etmeme' şeklindeki adli kontrol tedbirinin, Anayasa m. 19/3'te aranan meşru bir sebebe (tutuklama nedeni) dayanmadığını, dolayısıyla hukuka aykırı bir özgürlük kısıtlaması olduğunu tespit etmiştir. Kişi hürriyetine yönelik bu anayasal ihlali tespit ettikten sonra, m. 19/9'un doğrudan uygulanması gerektiği sonucuna varmıştır. Çünkü Anayasa'ya göre, m. 19'daki güvencelere aykırı bir işleme maruz kalan herkesin tazminat hakkı vardır. CMK m. 141'in bu durumu kapsamaması, Anayasa'da güvence altına alınmış bir hakkı ortadan kaldırmaz; aksine, CMK'nın Anayasa ile uyumlu olmadığını, yani bir 'kanuni eksiklik' olduğunu gösterir. Kararın 'yapısal bir soruna' işaret ederek yasama organına bildirilmesi, AYM'nin bireysel başvuru fonksiyonunun, dolaylı bir norm denetimi işlevi de gördüğünü ortaya koymaktadır. Normalde bireysel başvuruda AYM, somut olayı karara bağlar. Norm denetiminde (iptal davası veya itiraz yolu) ise bir kanun hükmünü genel olarak anayasaya uygunluk açısından denetler. Bu kararda AYM, somut başvuruyu karara bağlarken, ihlalin tek bir olaydan değil, 'kanunun kendisindeki bir eksiklikten' kaynaklandığını tespit etmiştir. Bu sorunun, benzer başvuruların sürekli gelmesini önlemek için kalıcı olarak çözülmesi gerektiğini görmüş ve bu nedenle 'yapısal sorun' tespiti yaparak, adeta bir 'tavsiye' niteliğinde durumu yasama organına (TBMM) bildirmiştir. Bu, bireysel başvuru yolunun, sadece bireysel mağduriyetleri gidermekle kalmayıp, aynı zamanda kanunlardaki anayasaya aykırı boşlukların veya hükümlerin tespit edilerek düzeltilmesi için bir mekanizma olarak da işlediğini gösteren önemli bir örnektir. (İlgili metin: adli-kontrol-tedbiri-nedeniyle-tazminat, İlgili Kanunlar: Anayasa m. 19, CMK m. 141, 6216 s. K. m. 50)