5271 sayılı CMK m.173/6, itiraz üzerine reddedilmiş bir kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra, ancak 'yeni delil' varlığında kamu davası açılabileceğini düzenler. Anayasa Mahkemesi'nin 'etkili soruşturma yürütülmediği' gerekçesiyle verdiği bir ihlal kararı, CMK m. 173/6 anlamında bir 'yeni delil' olarak kabul edilebilir mi? 'aym-kararinin-infazi' metnindeki tartışmalardan hareketle, bu kabulün lehinde ve aleyhindeki argümanları, 'delil' kavramının dar ve geniş yorumu çerçevesinde analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159783

AYM'nin ihlal kararının 'yeni delil' olup olmadığı, 'delil' kavramının nasıl yorumlandığına bağlıdır. Lehindeki ve aleyhindeki argümanlar şunlardır: Aleyhindeki Argüman (Dar Yorum): - Delil, maddi bir vakıayı ispata yarayan bir araçtır (tanık beyanı, belge, parmak izi vb.). AYM kararı ise, mevcut delillerin nasıl değerlendirildiğine veya soruşturmanın nasıl yürütüldüğüne ilişkin 'hukuki bir tespittir', olgusal bir kanıt değildir. - CMK m. 173/6'nın amacı, daha önce bilinmeyen, soruşturmanın seyrini değiştirecek yeni bir 'olgusal kanıtın' ortaya çıkması durumunda dosyanın yeniden açılmasına izin vermektir. AYM'nin hukuki değerlendirmesi bu tanıma uymaz. - AYM kararı, mevcut delillerin yetersiz toplandığını veya yanlış değerlendirildiğini söyler, ancak kendisi yeni bir maddi delil sunmaz. Bu görüşe göre, AYM kararı bir 'yeni delil' değildir. Lehindeki Argüman (Geniş ve Amaçsal Yorum): - 'Yeni delil' kavramı sadece maddi delillerle sınırlı değildir. Soruşturmayı yeniden açmayı ve maddi gerçeğe ulaşmayı sağlayacak her türlü yeni 'durum' veya 'bilgi' bu kapsamda değerlendirilebilir. - AYM'nin, soruşturma makamlarının görmediği veya dikkate almadığı bir çelişkiyi, bir ihmali veya uluslararası standartlara aykırılığı tespit etmesi, dosyanın yeniden ele alınmasını gerektiren, nitelik itibarıyla 'yeni bir hukuki durum' yaratır. - Metindeki yazarın da işaret ettiği gibi, AYM'nin ihlal kararı, dosyanın daha önce var olmayan bir perspektifle yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılar. Bu, CMK m. 173/6'nın lafzından çok, 'amacı' ile uyumlu bir yorumdur. Amaç, yanlış verilmiş bir KYOK kararının düzeltilmesidir. AYM'nin ihlal tespiti, kararın yanlış olduğunu en üst düzeyde ortaya koyan bir 'delil' niteliğindedir. Sonuç: Dar ve lafzi bir yorumla AYM kararı klasik bir 'delil' sayılmasa da, geniş ve amaçsal bir yorumla, soruşturmanın yeniden açılmasını meşru kılan, 'yeni delil' niteliğinde bir 'hukuki olgu' olarak kabul edilmesi, Anayasa'nın üstünlüğü ve AYM kararlarının bağlayıcılığı ilkeleriyle daha tutarlıdır. Bu, CMK'daki bir boşluğu, anayasal yargı kararlarının etkinliğini sağlayacak şekilde doldurmaya yönelik işlevsel bir yorumdur. (İlgili metin: aym-kararinin-infazi, İlgili Kanunlar: CMK m. 173/6, 6216 s. K. m. 50)