TCK m. 244/4, '...haksız bir çıkar sağlamanın başka bir suç oluşturmaması halinde' uygulanacak özel bir haksız çıkar sağlama suçu düzenlemektedir. Bu hükmün, TCK m. 158/1-f'de düzenlenen 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçundan farkı nedir? Bir kişinin, başkasının e-mail şifresini kırıp, onun adına arkadaşlarına 'zor durumdayım, acil para lazım' şeklinde e-mailler atarak kendi hesabına para transferi yaptırması eylemi, TCK m. 244/4'e mi yoksa TCK m. 158/1-f'ye mi girer? Gerekçesiyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159778

İki hüküm arasındaki temel fark, TCK m. 244/4'ün 'tali (ikincil)' nitelikte bir hüküm olmasıdır. Yani bu fıkra, eylem daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu (dolandırıcılık, hırsızlık vb.) oluşturmadığı takdirde uygulanacak bir 'yedek norm'dur. TCK m. 158/1-f ise, 'dolandırıcılık' suçunun nitelikli halini düzenleyen 'asli' bir normdur. Dolandırıcılık suçunun (TCK m. 157) oluşması için, failin 'hileli davranışlarla' bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması gerekir. Sorudaki senaryoda, failin eylemi TCK m. 158/1-f'de düzenlenen 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçunu oluşturur. Çünkü fail, sadece bilişim sistemine girip veri değiştirmekle kalmamış, bu sistemi bir 'araç' olarak kullanarak, 'hileli bir davranışla' (e-mail sahibi gibi davranarak) üçüncü kişileri (arkadaşları) aldatmış ve onların zararına, kendisine haksız bir menfaat (para) sağlamıştır. Dolandırıcılık suçunun tüm unsurları (hile, aldatma, zarar, yarar) mevcuttur. Eylem, daha ağır cezayı gerektiren özel bir suç olan dolandırıcılığı oluşturduğu için, TCK m. 244/4 uygulama alanı bulmaz. TCK m. 244/4'ün uygulama alanı daha dardır. Örneğin, bir kişinin rakip şirketin sunucu sistemini yavaşlatarak, kendi şirketinin daha fazla müşteri kazanmasını sağlaması gibi, eylemin dolandırıcılık veya hırsızlık gibi klasik malvarlığı suçlarının tipik unsurlarını tam olarak taşımadığı ancak yine de haksız bir çıkar sağlandığı durumlarda bu fıkra devreye girebilir. Kısacası, eğer eylemde 'aldatma' ve 'hile' unsurları baskınsa ve bu yolla bir menfaat temin edilmişse, fiil dolandırıcılık suçunu oluşturur. (İlgili metin: bilisim-sistemini-engelleme-bozma-erisilmez-kilma-verileri-yok-etme-veya-degistirme-sucunun-cezasi, İlgili Kanunlar: TCK m. 244/4, m. 157, m. 158/1-f)