Yargıtay, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı olduğunu belirlerken, 'failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği' kriterini kullanmaktadır. 'kasten-oldurme-sucuna-tesebbus' metnindeki Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında, sanığın eylemine 'şikâyetçinin etkin direnmesi ve etrafta bulunan tanıkların müdahalesi üzerine' son verdiği belirtilmektedir. Bu durum, kastın nitelendirilmesinde neden 'öldürme kastı' lehine güçlü bir delil olarak kabul edilmektedir? Bu senaryoyu, failin bir el ateş ettikten sonra pişman olup silahını atarak kaçtığı bir durumla karşılaştırarak, 'engel hal' ile 'gönüllü vazgeçme' arasındaki farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159770

Sanığın eylemine 'engel bir neden' (mağdurun direnmesi, başkalarının müdahalesi, silahın tutukluk yapması vb.) yüzünden son vermek zorunda kalması, öldürme kastı lehine güçlü bir delildir. Çünkü bu durum, failin öldürme niyetinin devam ettiğini, ancak elinde olmayan sebeplerle bu niyetini gerçekleştiremediğini gösterir. Eğer bu engel olmasaydı, eylemine devam edip ölüm neticesini gerçekleştireceği varsayılır. Bu nedenle, 'engel hal'in varlığı, kastın yaralamayla sınırlı olmadığını, daha ileri bir aşamayı hedeflediğini ortaya koyar ve eylemin 'teşebbüs' (TCK m. 35) olarak nitelendirilmesini sağlar. Metindeki olayda, tanıkların müdahalesi sanığın eylemini durduran dış bir engeldir. Karşılaştırma: - Engel Hal (Teşebbüs): Fail, öldürme kastıyla hareket eder. Mağdura beş bıçak darbesi vurur. Tam altıncıyı vuracakken tanıklar araya girer ve faili engeller. Fail, eylemini tamamlayamamıştır çünkü dış bir güç onu durdurmuştur. Kastı öldürmeydi, sonuç yaralama oldu, bu nedenle 'öldürmeye teşebbüs'ten sorumludur. - Gönüllü Vazgeçme (TCK m. 36): Fail, öldürme kastıyla hareket eder. Mağdura bir el ateş eder ve yaralar. İkinci kez ateş etme imkanı varken, aniden pişmanlık duyar, amacından kendi iradesiyle döner, silahını atar ve kaçar. Burada faili engelleyen bir dış güç yoktur; vazgeçme tamamen kendi iç dünyasından kaynaklanmıştır. Bu durumda, fail öldürmeye teşebbüsten değil, o ana kadar tamamladığı suçtan, yani 'kasten yaralama'dan (TCK m. 86/87) sorumlu olur. Gönüllü vazgeçme, teşebbüsü ortadan kaldıran kişisel bir cezasızlık veya cezada indirim sebebidir. Temel fark, eylemin sona ermesinin failin iradesine mi yoksa iradesi dışındaki bir engele mi dayandığıdır. (İlgili metin: kasten-oldurme-sucuna-tesebbus, İlgili Kanunlar: TCK m. 35, m. 36, m. 81, m. 86)