Miras hukukunda, mirasbırakanın yasal mirasçıları yanında bir de 'atanmış mirasçıları' olabilir. Yasal mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ile atanmış mirasçılık belgesi arasındaki temel farklar nelerdir? Murisin, 'terekemdeki tüm malvarlığımı eşim A'ya bırakıyorum' şeklinde geçerli bir vasiyetname bırakması durumunda, murisin yasal mirasçıları olan çocuklarının Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alacakları yasal mirasçılık belgesinde, eş A'nın tek mirasçı olarak gösterilmesi mümkün müdür? Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/3564 K. sayılı kararındaki gerekçelere göre, bu durumda eş A'nın alması gereken belgenin hukuki niteliği ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159768

Yasal mirasçılık belgesi ile atanmış mirasçılık belgesi arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Dayanak: Yasal mirasçılık belgesi, kanundan (TMK m. 495 vd.) doğan mirasçılık sıfatını ve paylarını gösterir. Atanmış mirasçılık belgesi ise, mirasbırakanın iradesine, yani ölüme bağlı bir tasarrufa (vasiyetname veya miras sözleşmesi) dayanır. 2) Görevli Mahkeme ve Yargılama Usulü: Her ikisi de kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nde, çekişmesiz yargı usulüyle talep edilir. 3) İçerik: Yasal mirasçılık belgesi, kanuni zümre sistemine göre mirasçıları ve paylarını listeler. Atanmış mirasçılık belgesi ise, ölüme bağlı tasarrufta mirasçı olarak gösterilen kişiyi ve onun mirasçılık sıfatını belgeler. Sorudaki senaryoda, yasal mirasçıların alacağı yasal mirasçılık belgesinde, eş A'nın tek mirasçı olarak gösterilmesi mümkün değildir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin kararında da açıklandığı gibi, yasal mirasçılık belgesi, sadece kanundan doğan durumu tespit eder. Mirasçı atama gibi ölüme bağlı tasarrufların veya mirastan çıkarma, feragat gibi durumların bu belgeye yansıtılması söz konusu olamaz. Bu belge, sadece kimlerin 'yasal mirasçı' olduğunu gösterir; bu mirasçıların haklarının ölüme bağlı tasarrufla ortadan kalkıp kalkmadığı veya azalıp azalmadığı, çekişmesiz yargı işi olan veraset ilamı davasının konusu değildir. Bu tür uyuşmazlıklar, çekişmeli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemesi) açılacak 'vasiyetnamenin tenfizi' veya 'tapu iptal ve tescil' gibi davaların konusudur. Yargıtay'a göre, bu durumda eş A'nın yapması gereken, yasal mirasçılık belgesinin değiştirilmesini istemek değil, TMK m. 598/2 uyarınca kendisine Sulh Hukuk Mahkemesi'nden 'atanmış mirasçı olduğunu gösteren' ayrı bir belge verilmesini talep etmektir. Mahkemenin, eş A'ya yasal mirasçılık belgesi değil, atanmış mirasçı belgesi vermesi gerekirdi. Karardaki 'çoğun içinde azı da vardır' kuralı gereği, davacının talebinin bu yönde de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. (İlgili metin: mirasta-mal-paylasimi-ve-mirascilik-nedir, İlgili Karar: Y14HD-2015/2251 E., 2015/3564 K., İlgili Kanun: TMK m. 516, m. 598)