TCK m. 297/2, infaz kurumuna birinci fıkra dışında kalan belirli yasak eşyaların (firarı kolaylaştırıcı alet, saldırı aracı, alkol vb.) sokulmasını ayrı bir suç olarak düzenlemiştir. Bu fıkrada sayılan eşyalar 'tahdidi (sınırlı sayıda)' midir, yoksa 'tahşidî (örnekleyici)' midir? Madde gerekçesindeki 'kanuna uygun olarak yasaklanmış olan her türlü eşya...' ifadesi ile fıkra metnindeki bentler halinde sayım arasındaki ilişkiyi, kanunilik ilkesi açısından yorumlayınız. Cezaevi idaresinin yönetmelikle yasakladığı ancak fıkrada sayılmayan bir eşyanın (örneğin, belirli bir türde giysi) cezaevine sokulması TCK m. 297/2 kapsamında suç oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159765

TCK m. 297/2'de sayılan eşyaların niteliği, ceza hukukunun temel ilkeleri açısından kritik bir tartışma konusudur. Fıkra metni, (a)'dan (g)'ye kadar bentler halinde bir sayım yaptığı için, ilk bakışta bu sayımın 'tahdidi (numerus clausus)' olduğu düşünülebilir. Bu yorum, ceza hukukundaki 'kanunilik (belirlilik)' ilkesiyle (Anayasa m. 38, TCK m. 2) uyumludur. Bu ilkeye göre, hangi eylemlerin suç olduğu ve hangi cezaların verileceği kanunda açıkça ve belirli bir şekilde tanımlanmalıdır. Madde gerekçesindeki '...kanuna uygun olarak yasaklanmış olan her türlü eşya...' ifadesi ise daha geniş ve genel bir çerçeve çizerek, sayımın 'tahşidî (örnekleyici)' olabileceği izlenimini vermektedir. Ancak, kanunilik ilkesinin katı yorumu gereği, suç ve ceza içeren normların yönetmelik gibi idari düzenleyici işlemlerle genişletilmesi mümkün değildir. Bir eylemin suç teşkil etmesi için doğrudan kanunda tanımlanması gerekir. Bu iki durum birlikte değerlendirildiğinde doğru yorum şudur: TCK m. 297/2'deki bentlerde sayılan kategoriler (firarı kolaylaştırıcı alet, saldırı aracı, alkol, kumar eşyası, yasaklı yayın vb.) genel ve çerçeve niteliğindedir. Bir eşyanın bu kategorilerden birine girip girmediği somut olaya göre hakim tarafından yorumlanacaktır. Ancak, bu kategorilerin hiçbirine girmeyen bir eşyanın, sadece cezaevi idaresinin bir yönetmeliği ile yasaklanmış olması, onun TCK m. 297/2 kapsamında suç konusu olmasını sağlamaz. Örneğin, idarenin güvenlik gerekçesiyle kapüşonlu bir sweatshirt'ü yasakladığını varsayalım. Bu giysinin cezaevine sokulması, fıkrada sayılan kategorilerden hiçbirine (saldırı aracı, firar aleti vb.) girmediği için TCK m. 297/2 kapsamında bir suç oluşturmaz. Bu eylem, olsa olsa bir 'disiplin suçu' teşkil eder ve idari yaptırıma tabi olur. Suçun oluşması için, sokulan eşyanın kanunda belirtilen genel kategorilerden birinin somut bir örneği olması şarttır. Dolayısıyla, sayım kategoriler açısından tahdididir. (İlgili metin: infaz-kurumuna-cezaevine-veya-tutukevine-yasak-esya-sokmak-sucu, İlgili Kanunlar: TCK m. 297/2, m. 2; Anayasa m. 38)