Sanık avukatı (müdafi), HAGB'nin (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kabul edilip edilmeyeceği konusunda bir beyanda bulunduğunda, bu beyanın sanık açısından hukuki ve avukat açısından mesleki sorumluluk doğurup doğurmayacağı 'sanik-yerine-avukati-hagb-yi-kabul-edebilir-mi' metninde tartışılmıştır. Müdafiin, sanığın beraat edeceğine inanarak HAGB'yi reddetmesi, ancak sanığın mahkum olması ve cezanın infaz edilmesi durumunda, müdafiin bu kararından dolayı sanığa karşı bir sorumluluğu (örneğin tazminat sorumluluğu) doğar mı? Avukatlık Kanunu ve vekalet sözleşmesi hükümleri çerçevesinde bu durumu analiz ediniz.
Metinde bu soruya net bir şekilde 'hayır, sorumluluk doğmaz' yanıtı verilmektedir. Bu sonucun hukuki gerekçeleri şunlardır: 1) Avukatın Görevi ve Takdir Yetkisi: Avukat, müvekkilinin basit bir temsilcisi değil, onun hukuki menfaatlerini koruyan, hukuki bilgi ve tecrübesiyle hareket eden bir profesyoneldir. Vekalet sözleşmesi, avukata müvekkilinin davasını en iyi şekilde yürütme konusunda bir 'takdir yetkisi' tanır. HAGB'yi kabul etmek (temyiz yolunu kapatarak kesin bir mahkumiyet riskini ortadan kaldırmak) ile reddetmek (beraat umuduyla temyiz yolunu açık tutmak) arasında bir seçim yapmak, bu takdir yetkisinin tam merkezinde yer alan stratejik bir karardır. 2) Sorumluluğun Koşulları: Bir avukatın mesleki faaliyetinden dolayı tazminat sorumluluğunun doğması için, kasten veya ağır ihmal ile müvekkiline zarar verdiğinin ispatlanması gerekir. Müdafiin, dosyanın durumuna göre beraat ihtimalini daha yüksek görerek HAGB'yi reddetmesi, bir 'hata' veya 'yanlış takdir' olabilir, ancak bu durum tek başına 'ağır ihmal' veya 'görevini kötüye kullanma' anlamına gelmez. Avukat, sonucun mutlak garantisini veremez. 3) İspat Zorluğu: Müdafiin sorumlu tutulabilmesi için, HAGB'yi kabul etseydi sanığın kesin olarak daha lehe bir durumda olacağının ispatlanması gerekir ki bu imkansıza yakındır. Belki de temyiz yoluna gidilseydi, Yargıtay kararı bozacak ve sanık beraat edecekti. Metinde de belirtildiği gibi, 'görevinden kaynaklanan yetkisini kötüye kullandığı sabit olmadıkça sorumlu tutulamayacaktır'. Avukat, bu riski minimize etmek için, metinde de önerildiği gibi, sanıktan bu konuda yazılı ve imzalı bir talimat alarak kendini güvenceye alabilir. Ancak bu talimat olmasa dahi, dosya kapsamına uygun, makul ve savunulabilir bir stratejik karar vermişse, sırf sonuç beklendiği gibi çıkmadı diye sorumlu tutulamaz. (İlgili metin: sanik-yerine-avukati-hagb-yi-kabul-edebilir-mi, İlgili Kanunlar: 1136 s. Avukatlık Kanunu, Borçlar Kanunu (Vekalet Sözleşmesi))