5651 sayılı Kanun, kişilik hakları ihlali nedeniyle erişimin engellenmesi taleplerinde yetkili mahkemeyi 'mağdurun yerleşim yeri veya oturduğu yer Sulh Ceza Hakimliği' olarak belirlemiştir. Bu özel yetki kuralının, internetin sınır tanımayan doğası ve failin genellikle bilinmediği veya yurt dışında olduğu durumlar karşısında, mağdurun adalete erişimini kolaylaştırma amacı taşıdığı açıktır. Bu özel yetki kuralının, genel yetki kurallarıyla (HMK m. 6 - davalının yerleşim yeri) ilişkisini ve özellikle 'haksız fiillerde yetkiyi' düzenleyen HMK m. 16 ile olan benzerliklerini ve farklılıklarını analiz ediniz.
5651 sayılı Kanun'da öngörülen 'mağdurun yerleşim yeri' yetkisi, internet suçlarının ve haksız fiillerinin doğasına uygun, mağduru koruyucu özel bir yetki kuralıdır. Genel yetki kuralı (HMK m. 6), davanın davalının yerleşim yerinde açılmasını gerektirir. İnternet ortamında failin kimliği veya yerleşim yeri genellikle belirsizdir. Mağduru, bilmediği bir faili bulup onun yerleşim yerinde dava açmaya zorlamak, hak arama özgürlüğünü fiilen imkansız hale getirirdi. Bu özel yetki kuralı, bu zorluğu ortadan kaldırır. HMK m. 16, haksız fiiller için davacıya (zarar görene) seçimlik haklar tanır: haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zarar görenin yerleşim yeri veya genel yetkili olan davalının yerleşim yeri. 5651 s. Kanun'daki yetki kuralı, HMK m. 16'daki 'zarar görenin yerleşim yeri' yetkisine çok benzer ve aynı amaca hizmet eder. Farklılıkları şunlardır: 1) Kapsam: HMK m. 16 genel bir haksız fiil yetki kuralıyken, 5651 s. Kanun'daki kural sadece internet yoluyla işlenen belirli ihlallere özgüdür. 2) Yargı Kolu: HMK m. 16 hukuk mahkemeleri için geçerliyken, 5651 s. Kanun'daki kural ceza yargısı içinde yer alan Sulh Ceza Hakimliği'nin yetkisini düzenler. 3) Niteliği: Her ikisi de 'seçimlik' değil, 'özel' yetki kuralıdır. Ancak HMK m. 16, davacıya birden fazla seçenek sunarken (fiilin işlendiği yer, zarar yeri vb.), 5651 s. Kanun'daki düzenleme, internetin global doğası gereği 'fiilin işlendiği yer' gibi kavramlar belirsiz olduğundan, en somut ve kolaylaştırıcı olan 'mağdurun yerleşim yeri'ni yetkili kılmıştır. Bu, adalete erişimi en üst düzeyde sağlamaya yönelik modern bir usul hukuku yaklaşımıdır. (İlgili metin: erisimin-engellenmesi, İlgili Kanunlar: 5651 s. K. m. 9, HMK m. 6, m. 16)