Ceza hukukunda 'mahsup' kurumu (TCK m. 63), hüküm kesinleşmeden önce özgürlüğün kısıtlandığı sürelerin cezadan indirilmesidir. Bir kişinin, A suçundan tutuklu yargılanıp beraat ettiğini, ancak bu tutukluluk süresinin, A suçuna ilişkin karar kesinleşmeden önce işlediği B suçundan aldığı mahkumiyetten mahsup edildiğini varsayalım. Bu kişi, A suçundan haksız yere tutuklu kaldığı için CMK m. 141 uyarınca tazminat davası açabilir mi? 30.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun ile CMK m. 144/1-a bendinin ('gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilenler' tazminat isteyemez) yürürlükten kaldırılmasının bu sorunun cevabına etkisi nedir? Yargıtay'ın bu konudaki güncel yaklaşımını açıklayınız.
Evet, bu kişi haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açabilir. Sorunun kilit noktası, CMK m. 144/1-a'nın 6459 sayılı Kanun ile ilga edilmiş olmasıdır. Bu değişiklikten önce, bir suçtan tutuklu kalınan sürenin başka bir mahkumiyetten mahsup edilmesi, tazminat talep etmeye engel teşkil ediyordu. Mantık, kişinin tutuklulukla kaybettiği özgürlüğün, diğer cezasından indirim yapılarak 'telafi edildiği' varsayımına dayanıyordu. Ancak bu düzenleme, haksız bir koruma tedbirine maruz kalmanın yarattığı manevi ızdırabı ve diğer potansiyel zararları göz ardı ettiği için eleştiriliyordu. 6459 sayılı Kanun ile bu engelin kaldırılması, mahsup işleminin artık tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağı anlamına gelmektedir. Yargıtay'ın güncel yaklaşımı da bu yöndedir. Metinde alıntılanan Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/9718 ve 2017/6024 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, mahsup, tazminat talep etmeye engel değildir. Ancak Yargıtay, tazminat miktarının belirlenmesinde mahsup olgusunun dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Yani, davacının tutukluluk nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın, mahsup yoluyla 'kısmen' giderildiği kabul edilmektedir. Bu nedenle, mahsup yapılmayan bir haksız tutuklama davasında hükmedilecek tazminat miktarına göre, mahsup yapılan durumlarda daha 'makul' veya 'sembolik' bir tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, hem haksız tedbirin hukuka aykırılığını tespit edip bir tazminat ödenmesini sağlamakta hem de mahsup nedeniyle kişinin zaten bir menfaat elde ettiği gerçeğini göz ardı etmeyerek hak ve nesafet dengesini kurmaya çalışmaktadır. (İlgili metin: mahsup-nedir-baska-suctan-tutuklulugun-gozalti-suresi-ve-cezanin-mahsubu-sartlari, İlgili Kanunlar: TCK m. 63, CMK m. 141, m. 144 (mülga bent))