CMK m.141'de koruma tedbirleri nedeniyle tazminat hakkı düzenlenirken, adli kontrol tedbirine yer verilmemiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 'adli-kontrol-tedbiri-nedeniyle-tazminat' metninde incelenen E.Y. kararında, 'konutu terk etmeme' şeklindeki adli kontrol tedbirinin hukuka aykırı uygulanması nedeniyle Anayasa m. 19/9'un ihlal edildiğine karar verilmiştir. AYM, bu ihlale yol açan uygulamanın hukuka aykırılığını hangi gerekçelere dayandırmıştır? 'Suçun katalog suçlardan olması' ve 'cezanın ağırlığı' gibi gerekçelerin, yargılamanın ileri bir aşamasında adli kontrolü meşrulaştırmak için neden yetersiz kabul edildiğini açıklayınız.
AYM, ihlale yol açan uygulamanın hukuka aykırılığını, Anayasa m. 19/3'te belirtilen özgürlük kısıtlamasının meşru sebeplerinin somut olayda bulunmadığı gerekçesine dayandırmıştır. Adli kontrol, tutuklamanın bir alternatifi olduğu için, uygulanabilmesi için CMK m. 100'deki tutuklama sebeplerinin (kaçma şüphesi, delilleri karartma tehlikesi) varlığı gerekir. AYM, somut E.Y. vakasında, derece mahkemesinin kararında bu sebeplerin somut olgularla ortaya konulmadığını tespit etmiştir. Gerekçeler şunlardır: 1) Tutuklama Nedenlerinin Yokluğu: Başvurucu hakkındaki tutuklama tedbiri, 'kaçma şüphesi bulunmadığı' gerekçesiyle konutu terk etmeme tedbirine çevrilmiştir. Bu, kaçma şüphesi nedeninin ortadan kalktığını göstermektedir. Öte yandan, soruşturma aşamasında delillerin büyük ölçüde toplandığı, tek delilin gizli tanık beyanı olduğu ve yargılamanın ileri bir aşamaya geldiği dikkate alındığında, başvurucunun 'delilleri karartma' veya 'tanık üzerinde baskı kurma' ihtimalinin de somut olarak gerekçelendirilmediği sonucuna varılmıştır. 2) Soyut Gerekçelerin Yetersizliği: Tutuklama nedenleri somut olarak gösterilemeyince, mahkemeler genellikle 'isnat edilen suçun katalog suçlardan olması' ve 'kanunda öngörülen cezanın ağırlığı' gibi soyut gerekçelere dayanmaktadır. AYM, bu gerekçelerin, soruşturmanın başında 'kuvvetli suç şüphesi' ile birlikte bir tutuklama nedeni varsayımı oluşturabilse de, yargılamanın ilerleyen aşamalarında, özellikle deliller toplandıktan sonra, tek başlarına bir özgürlük kısıtlamasını (adli kontrol dahil) meşrulaştırmak için yeterli olamayacağını istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır. Her aşamada, özgürlük kısıtlamasının devamı için somut, güncel ve bireyselleştirilmiş gerekçeler sunulmalıdır. Somut olayda bu yapılmadığı için, adli kontrol tedbirinin meşru bir amacı kalmamış ve bu nedenle Anayasa m. 19/3'e aykırı bulunmuştur. Bu aykırılık da, m. 19/9 kapsamındaki tazminat hakkını doğurmuştur. (İlgili metin: adli-kontrol-tedbiri-nedeniyle-tazminat, İlgili Kanunlar: Anayasa m. 19, CMK m. 100, m. 109, m. 141)