Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde bir tarafın temerrüde düşmesi halinde, diğer tarafın sahip olduğu seçimlik haklar TBK m. 125'te düzenlenmiştir. Bu haklar (aynen ifa ve gecikme tazminatı, ifadan vazgeçip müspet zarar tazminatı, sözleşmeden dönme ve menfi zarar tazminatı) nelerdir ve hangi koşullarda kullanılabilirler? Alacaklının bu seçimlik haklardan birini kullanmasının geri dönülemez (irreversible) nitelikte olmasının hukuki sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159745

Bir tarafın temerrüde düşmesi ve alacaklının ona verdiği uygun sürenin (mehil) de sonuçsuz kalması halinde (veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum varsa), alacaklı TBK m. 125'e göre üç temel seçimlik haktan birini kullanabilir: 1) Aynen İfa ve Gecikme Tazminatı: Alacaklı, sözleşmenin ayakta kalmasını isteyebilir ve borçludan borcunu aynen (gecikmiş olarak) ifa etmesini talep edebilir. Bununla birlikte, gecikmeden kaynaklanan zararını (örneğin, malı geç teslim aldığı için uğradığı kâr kaybı) 'gecikme tazminatı' olarak ayrıca isteyebilir. Bu, alacaklının kanundan doğan ilk ve temel hakkıdır. 2) İfadan Vazgeçip Müspet (Olumlu) Zarar Tazminatı: Alacaklı, aynen ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini borçluya 'hemen bildirerek', sözleşmenin ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini isteyebilir. Burada istenen 'müspet zarar', sözleşme gereği gibi ifa edilseydi alacaklının malvarlığının ulaşacağı durum ile ifa edilmemesi sonucu bulunduğu durum arasındaki farktır. Yani 'ifa menfaati'nin tazminidir. Bu durumda sözleşme ayakta kalır ancak ifanın yerini tam tazminat alır. 3) Sözleşmeden Dönme ve Menfi (Olumsuz) Zarar Tazminatı: Alacaklı, sözleşmeden döndüğünü bildirerek, sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabilir. Bu durumda taraflar, daha önce ifa ettikleri edimleri (verilen para, mal vb.) geri vermekle yükümlü olurlar. Ayrıca, borçlu kusursuzluğunu ispat edemezse, alacaklı 'sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın' yani 'menfi zararın' tazminini de isteyebilir. Menfi zarar, bu sözleşmenin geçerli olduğuna güvenilerek yapılan masraflar ve kaçırılan başka bir sözleşme fırsatı gibi kalemleri içerir. Bu seçimlik hakların kullanılması, yenilik doğuran bir hak niteliğindedir ve borçluya ulaştığı andan itibaren hukuki sonuç doğurur. Bu nedenle geri dönülemezdir (irreversible). Alacaklı, örneğin sözleşmeden döndüğünü bildirdikten sonra, fikrini değiştirip tekrar aynen ifa talep edemez. Çünkü dönme beyanıyla birlikte sözleşme ilişkisi sona ermiştir. Bu nedenle alacaklı, hangi hakkı kullanacağının sonuçlarını iyi değerlendirerek karar vermelidir. (İlgili metin: tbk-borc-iliskisinin-hukumleri, İlgili Kanunlar: TBK m. 123, 124, 125)