İYUK md. 20'de düzenlenen re'sen araştırma ilkesi, hakime sınırsız bir yetki verir mi? Danıştay 16. Dairesi'nin 2015/1795 K. sayılı kararında, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan soruşturma raporunun davacıya inceletilmemesi, bir bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. Bu kararı, re'sen araştırma ilkesi ile 'hukuki dinlenilme hakkı' (Anayasa m. 36, İYUK'ta da yansıması bulunur) ve 'silahların eşitliği' ilkeleri arasındaki ilişki bağlamında değerlendiriniz. Hakimin kendiliğinden topladığı bir delil, tarafların bilgisi ve itirazı olmaksızın hükme esas alınabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159735

Re'sen araştırma ilkesi, hakime sınırsız bir yetki vermez. Bu yetki, adil yargılanma hakkının temel unsurları olan 'hukuki dinlenilme hakkı' ve 'silahların eşitliği' ilkeleriyle sınırlıdır. Danıştay 16. Dairesi'nin kararı, bu dengenin mükemmel bir örneğidir. Olayda mahkeme, re'sen araştırma yetkisi kapsamında idareden soruşturma raporunu getirtmiş olabilir, ancak bu raporu, hakkında işlem tesis edilen ve davanın tarafı olan davacıya göstermemiş, onun bu rapora karşı beyan ve itirazlarını almamıştır. Bu durum, hukuki dinlenilme hakkının (Anayasa m. 36) temel bir unsuru olan 'yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olma' ve 'açıklama ve ispat hakkı'nı açıkça ihlal etmektedir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usuli haklar bakımından eşit konumda olmalarını gerektirir. İdare, dayandığı soruşturma raporunun içeriğini bilirken, davacının bu delilden habersiz olması, taraflar arasında bariz bir eşitsizlik yaratır ve davacının etkin bir savunma yapmasını engeller. Dolayısıyla, hakimin kendiliğinden topladığı bir delil, tarafların bilgisi ve itirazı olmaksızın hükme esas alınamaz. Mahkeme, re'sen elde ettiği her türlü bilgi, belge veya delili dosyaya koymalı ve taraflara tebliğ ederek, onlara bu delile karşı beyanda bulunma ve varsa karşı delillerini sunma imkanı tanımalıdır. Re'sen araştırma ilkesi, hakimi tarafların önüne geçiren değil, maddi gerçeğe ulaşmada ona aktif bir rol veren bir araçtır. Bu rol, adil yargılanma ilkeleri çerçevesinde kullanılmak zorundadır. (İlgili metin: idari-yargilama-usulu-kanunu-20-madde-iyuk, İlgili Kanunlar: İYUK m. 20, Anayasa m. 36)