7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen dava şartı arabuluculuk sürecinde, işçinin alacak kalemlerini tek tek sayarak talepte bulunmasının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) md. 117 anlamında işvereni 'temerrüde düşüren bir ihtar' niteliği taşıyıp taşımadığı, Bölge Adliye Mahkemeleri arasında uyuşmazlığa neden olmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin uyuşmazlığı gideren kararında, arabuluculuk son tutanak tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesinin gerekçeleri nelerdir? 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 5. maddesindeki 'gizlilik' ve 'beyan ve belgelerin kullanılamaması' ilkesi, bu sonuca ulaşmada nasıl bir engel teşkil etmemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159721

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin, arabuluculuk son tutanak tarihini temerrüt tarihi olarak kabul etmesinin temel gerekçesi, temerrüdün özüne ilişkindir. TBK md. 117'ye göre temerrüt, muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının 'ihtarı' ile gerçekleşir. İhtar, borcun ödenmesi yönündeki kesin ve açık bir irade beyanının borçluya ulaşmasıdır ve kanunda bir şekil şartına bağlanmamıştır. Yargıtay, dava şartı arabuluculuğa başvurunun, işçinin belirli alacak kalemlerini ödenmesi talebiyle yargı dışı bir çözüm arayışına girmesi olduğunu ve bu talebin arabuluculuk süreciyle birlikte işverene ulaştığını kabul etmektedir. Arabuluculuk son tutanağı, tarafların bu talepler üzerinde müzakere ettiğini ve anlaşamadığını belgeleyen resmi bir evraktır. Dolayısıyla bu tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla işveren, işçinin alacak taleplerinden kesin olarak haberdar olmuş ve ödeme yapmamıştır. Bu durum, ihtarın hukuki sonuçlarını doğurmak için yeterlidir. 6325 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki 'gizlilik' ve 'beyanların kullanılamaması' ilkesi bu sonuca engel teşkil etmez. Çünkü Yargıtay'ın kararında da vurgulandığı gibi, bu yasak, arabuluculuk sürecindeki 'teklifler, öneriler, vakıa veya iddiaların kabulü' gibi müzakerenin özüne ilişkin unsurları kapsar. Oysa arabuluculuk son tutanağının kendisi, gizli bir belge değildir; aksine davanın açılabilmesi için mahkemeye sunulması zorunlu olan bir 'dava şartı' belgesidir (7036 s. K. md. 3/2). Bu tutanak, müzakerelerin içeriğini değil, uyuşmazlığın konusunu (talep edilen alacak kalemlerini) ve sonucunu (anlaşamama) ortaya koyar. Dolayısıyla, son tutanağın 'işverenin talepten haberdar olduğunu' ispatlayan bir belge olarak kullanılması, gizlilik ilkesinin ihlali anlamına gelmez. (İlgili metin: iscilik-alacaklarinda-temerrut-ve-faiz, İlgili Kanunlar: TBK md. 117, 6325 s. K. md. 5, 7036 s. K. md. 3)