CMK m. 231/6, 'Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez' demektedir. 'Sanik-yerine-avukati-hagb-yi-kabul-edebilir-mi' başlıklı makalede, bu hükmün lafzi yorumuna karşın, sanık duruşmada hazır değilken müdafiin HAGB'yi kabul veya reddedebileceği savunulmaktadır. Bu argümanın temelindeki hukuki mantık nedir? Müdafiin bu yöndeki beyanını, CMK m. 226/4'te yer alan 'sanığa tanınan haklardan müdafiin de onun gibi yararlanacağı' ilkesi çerçevesinde nasıl değerlendirirsiniz? Bu durum, HAGB'nin şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olma niteliği ile çelişir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159711

Makaledeki argümanın temelindeki hukuki mantık, müdafiin rolünün basit bir temsilcilikten öte, sanığın savunma hakkını etkin bir şekilde kullanan ve onun hukuki menfaatlerini koruyan bir 'yardımcı' olduğu kabulüne dayanmasıdır. Makaleye göre, HAGB kararı, sanığın lehine düzenlenen bir müessese olduğundan, bu lehe durumdan yararlanıp yararlanmamayı takdir etme yetkisi, sanığın hukuki yardımcısı olan müdafiye de aittir. CMK m. 226/4'teki 'sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanma' ilkesi, bu argümanın en güçlü dayanağıdır. Bu ilke, son söz hakkı gibi sanığa ait görünen hakların dahi sanığın yokluğunda müdafi tarafından kullanılabilmesini meşrulaştırır. Yazar, bu ilkenin kıyasen HAGB'nin kabulü beyanına da uygulanması gerektiğini savunmaktadır. HAGB'nin kabulünün temyiz hakkından feragat gibi sonuçlar doğurması nedeniyle şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu yönündeki görüşle bu durum bir çelişki yaratmaktadır. Ancak makale, bu çelişkiyi 'usul ekonomisi' ve müdafiin sanığın yokluğunda onun haklarını koruma ve kullanma yetkisine sahip olduğu teziyle aşmaya çalışmaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/8648 K. sayılı kararının da müdafiin beyanını yeterli görmesi, bu görüşü destekler niteliktedir. Sonuç olarak, HAGB'nin kabulü hem bir haktan yararlanma hem de başka bir haktan (temyiz) feragat etme ikilemini barındırır. Makale, 'yararlanma' yönünü ağır basan bir yorumla, müdafiin sanığın yokluğunda bu iradeyi sergileyebileceğini, aksi bir uygulamanın savunma hakkını ve usul ekonomisini zedeleyeceğini ileri sürmektedir. (İlgili metin: sanik-yerine-avukati-hagb-yi-kabul-edebilir-mi, İlgili Kanunlar: CMK m. 231/6, m. 149, m. 226/4)