İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) md. 20, idari yargı yerlerine 're'sen araştırma yetkisi' vermektedir. Bu ilkenin, taraflarca hazırlanma ilkesinin geçerli olduğu adli yargıdan (HMK) temel farkı nedir? Metindeki Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 2012/194 K. sayılı kararında, adli yargıda (Asliye Ticaret Mahkemesi) yaptırılan bir değer tespitinin vergi mahkemesini bağlamadığı ve mahkemenin kendisinin araştırma yapması gerektiği belirtilmektedir. Bu durum, idari yargının 'kamu düzeni' ve 'hukuka uygunluk denetimi' işlevleriyle nasıl bir ilişki içindedir? İdare mahkemesi, taraflar ileri sürmese bile hangi tür araştırmaları kendiliğinden yapmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #159699

Re'sen araştırma ilkesinin (İYUK md. 20) taraflarca hazırlanma ilkesinden (HMK) temel farkı, davayı çözüme ulaştıracak delillerin toplanması sorumluluğunun kime ait olduğudur. HMK'nın hakim olduğu adli yargıda, davanın malzemesini (vakıalar ve deliller) getirme yükümlülüğü kural olarak taraflardadır. Hakim, tarafların sunmadığı bir delili veya vakıayı kendiliğinden araştıramaz. İdari yargıda ise, davanın bir tarafının 'kamu gücünü kullanan idare' olması ve taraflar arasındaki 'silahların eşitliği' ilkesini sağlamak amacıyla, hakime maddi gerçeği ortaya çıkarmak için kendiliğinden araştırma yapma yetki ve görevi verilmiştir. Hakim, tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı değildir. Danıştay kararındaki durum bu ilkenin tipik bir yansımasıdır. Vergi uyuşmazlığı, kamu düzenini ilgilendiren bir konudur. Adli yargıda, tarafların talebi üzerine yapılan bir değer tespiti, o davanın taraflarını bağlar. Ancak bu tespit, idari yargıdaki bir vergi davasında 'kesin delil' niteliği taşımaz. İdari yargı hakimi, işlemin (vergi tarhının) hukuka uygunluğunu denetlemekle yükümlüdür ve bu denetimi yaparken başka bir mahkemenin dar kapsamlı tespitine bağlı kalamaz. İdari yargı, işlemin tesis edildiği tarihteki gerçek durumu ve hukuki koşulları kendisi araştırmak zorundadır. Bu, idari yargının temel işlevi olan 'idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetleme' ve 'kamu düzenini koruma' görevinin bir gereğidir. İdare mahkemesi, taraflar ileri sürmese bile, uyuşmazlığı aydınlatmak için gerekli her türlü araştırmayı yapmalıdır. Örneğin, işlemle ilgili idari dosyayı celbetmek, işlemle ilgili mevzuatı araştırmak, gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi yapmak, ilgili kurumlardan bilgi ve belge istemek gibi işlemleri kendiliğinden yapabilir ve yapmalıdır. (İlgili metin: idari-yargilama-usulu-kanunu-20-madde-iyuk, İlgili Kanun: İYUK m. 20)