Yurt dışında çalışan bir Türk vatandaşının, Türkiye'de aynı döneme denk gelen zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının, yurt dışı çalışması nedeniyle iptal edilmesi durumunda, bu sürenin 'isteğe bağlı sigortalılık' olarak kabul edilip edilemeyeceği sorunu 'Yurt Dışındaki Çalışma' metninde ele alınmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu talebi reddetmesinin temel hukuki gerekçeleri nelerdir? Özellikle 'geriye dönük toplu prim ödemesi' ve 'kesinleşmiş mahkeme kararı' olguları, bu sonucun oluşmasındaki rollerini açıklayınız.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (YHGK), iptal edilen sürenin isteğe bağlı sigortalılık olarak kabulü talebini reddetmesinin iki temel hukuki gerekçesi vardır: 1) İsteğe Bağlı Sigortalılığın Niteliği ve Geriye Dönük Tescil Yasağı: Metinde de belirtildiği üzere, 1479 sayılı Kanun'un 79. maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık, kişinin kendi iradesiyle, Kuruma 'yazılı olarak başvurarak' geleceğe yönelik prim ödemesiyle kurulan bir ilişkidir. Yerleşik Yargıtay içtihatları, dönemi içinde yapılmayan, sonradan 'geriye dönük toplu prim ödemelerinin' isteğe bağlı sigortalılık iradesi olarak kabul edilemeyeceğini ve bu şekilde geçmişe dönük sigortalılık tescilinin mümkün olmadığını açıkça belirtmektedir. Somut olayda, davacının geçmişe dönük tescil edilmiş zorunlu sigortalılığı iptal edilmiş ve bu döneme ilişkin primler de sonradan tahsil edilmiştir. Bu durum, isteğe bağlı sigortalılığın 'ileri dönük irade beyanı ve düzenli prim ödeme' şartlarını taşımamaktadır. 2) Kesin Hükmün Bağlayıcılığı (Res Judicata): Daha da önemlisi, metinde davacının aynı konuda daha önce açtığı bir davanın (Kayseri 1. İş Mahkemesi) reddedildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği vurgulanmaktadır. Kesinleşen bu mahkeme kararı, davacının ihtilaf konusu dönemde Türkiye'de sigortalılık şartlarını taşımadığını ve Kurum işleminin (iptal işleminin) hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre kesin hüküm, tarafları ve konusu aynı olan sonraki davalar için bağlayıcıdır ve aynı konunun yeniden tartışılmasını engeller. Davacının, daha önce 'zorunlu sigortalı sayılmayacağı' kesin hükümle sabit olan bir dönemi bu kez 'isteğe bağlı sigortalılık' adı altında tekrar tescil ettirmeye çalışması, kesin hükmün etkisini ortadan kaldırmaya yönelik bir girişimdir ve hukuken korunmaz. YHGK, bu iki temel gerekçeyle, özellikle de kesin hükmün varlığı nedeniyle, davanın reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. (İlgili metin: yurt-disindaki-calisma, İlgili Kanunlar: 1479 s. K. m. 79, 5510 s. K. Geç. m. 7)