Boşanma davasında, davacının 'sevmediğini söyleme' veya 'kardeş gibi gördüğünü söyleme' gibi beyanları, Yargıtay tarafından nasıl bir kusur olarak nitelendirilmekte ve manevi tazminat gerektirir mi?
Bu tür beyanlar, Yargıtay tarafından 'duygusal şiddet' olarak nitelendirilmekte ve karşı taraf için kusurlu bir davranış olarak kabul edilmektedir. Metinde bu tür eylemler, 'manevi kişiliğe saldırı halleri' arasında sayılmıştır. Eşlerden birinin diğerine sevmediğini veya onu bir eş olarak görmediğini (kardeş gibi gördüğünü) söylemesi, evlilik birliğinin temelini oluşturan sevgi ve saygı bağını zedeleyen, diğer eşin onurunu kıran ve manevi acı çekmesine neden olan bir davranıştır. Bu nedenle, bu tür sözler kişilik haklarına saldırı teşkil eder ve diğer koşullar da varsa manevi tazminat (TMK m. 174/2) gerektirir.