FETÖ/PDY soruşturmalarında, şüphelinin ankesörlü veya sabit hattan ardışık arandığına dair kolluk tarafından hazırlanan 'ankesör sorgu raporu' ile şüphelinin HTS (Historical Traffic Search) kayıtları arasında bir uyumsuzluk varsa ve şüpheli bu raporu inkâr ediyorsa, mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerekir? Bu durum 'silahların eşitliği' ilkesini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #157773

Cevap: Metindeki analize göre, şüphelinin kolluk raporunu inkâr etmesi ve rapordaki verilerle (örneğin baz-karşı baz kayıtları) HTS kayıtları arasında uyumsuzluk bulunması halinde, mahkemenin CMK m. 63 uyarınca tarafsız bir 'teknik bilirkişiden' rapor alması gerekir. Kolluk tarafından savcılık talimatıyla hazırlanan raporlar, birer uzman görüşü olsa da, yargılamanın tarafsızlığı ve 'silahların eşitliği' ilkesi gereği, savunmanın itiraz ettiği teknik bir konuda bağımsız bir bilirkişi incelemesi yapılması esastır. Ankesörlü hatlardan aranmanın, ByLock gibi 'belirleyici delil' olarak kabul edilebildiği davalarda, bu delilin güvenilirliğinin tarafsız bir bilirkişi tarafından teyit edilmesi, adil/dürüst yargılanma hakkının bir gereğidir. Bu yola başvurulmaması, Anayasa Mahkemesi'nin ByLock kararlarında da belirttiği gibi, savunma makamını iddia makamı karşısında dezavantajlı duruma düşürerek silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini ihlal eder.