CGK-K.2022/430 sayılı kararda tartışılan 'çoğunluk' ve 'azınlık' görüşleri arasındaki temel fark, sanığın olayın hemen ardından kolluğa verdiği ve sonradan inkâr ettiği beyanların hukuki niteliği konusunda nerededir?
Cevap: Çoğunluk ve azınlık görüşü arasındaki temel fark, sanığın bu ilk beyanının 'hukuka aykırı delil' mi yoksa 'emare niteliğinde delil' mi olduğu noktasındadır. Çoğunluk görüşü, sanığın şüpheli konumuna girdiği andan itibaren hakları hatırlatılmadan alınan beyanın, CMK m. 148 uyarınca 'hukuka aykırı delil' olduğunu ve hiçbir şekilde hükme esas alınamayacağını savunmaktadır. Azınlık görüşü ise, bu beyanın haklar hatırlatılmadan alındığı için 'ikrar' olarak kabul edilemeyeceğini ancak sanığın kendiliğinden yaptığı bir açıklama olması nedeniyle hukuka aykırı sayılamayacağını, bu nedenle maddi gerçeğin aydınlatılmasında diğer delillerle birlikte değerlendirilebilecek bir 'emare (belirti)' niteliği taşıdığını ileri sürmektedir. Yani çoğunluk beyanı tamamen delil sisteminin dışına çıkarırken, azınlık daha düşük bir ispat gücüne sahip 'emare' olarak değerlendirilebileceğini kabul etmektedir.