TCK m. 233/2'de düzenlenen 'hamile kadını terk' suçunun oluşabilmesi için fail ile mağdur arasında resmi nikah olması şart mıdır? Bu fıkranın uygulanabilmesi için aranan 'birliktelik' ve 'terk' unsurlarını açıklayınız.
Cevap: Hayır, resmi nikah şart değildir. TCK m. 233/2, iki farklı durumu düzenler: a) Hamile olduğunu bildiği 'eşi' (resmi nikahlı) veya b) 'sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadın'. Dolayısıyla suç, resmi nikahlı eşe karşı işlenebileceği gibi, aralarında evlilik bağı olmasa da sürekli bir birliktelik olan ve kendisinden hamile kalan kadına karşı da işlenebilir. 'Sürekli birliktelik' unsuru, anlık veya tesadüfi ilişkileri dışlar, belirli bir devamlılık ve istikrar içeren fiili bir yaşam ortaklığını ifade eder. 'Terk' unsuru ise, kadını 'çaresiz durumda' bırakmayı, yani ona gebeliği ve doğacak çocuk nedeniyle ihtiyaç duyacağı maddi ve manevi desteği sağlamaksızın ortada bırakmayı ifade eder. Sadece fiziken ayrılmak yeterli değildir, kadının yardımsız ve desteksiz bir duruma düşürülmesi gerekir.