Dolandırıcılık suçunda, sanığın savunmasının aksine, diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' bulunmaması durumunda mahkemenin nasıl bir karar vermesi gerekir? Bu ilkenin ceza hukukundaki temelini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #157621

Cevap: Sanığın savunmasının aksini ispatlayan, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması durumunda, mahkemenin sanığın 'beraatine' karar vermesi gerekir. Bu, ceza hukukunun en temel ilkelerinden olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesinin bir gereğidir. Bu ilke, ispat konusunda ortaya çıkan herhangi bir şüphenin, sanığın aleyhine değil, lehine yorumlanmasını emreder. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2023/1645 E. sayılı kararında da bu ilkeye vurgu yapılarak, sanığın eyleme katıldığına dair kesin delil olmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bir kişinin mahkum edilebilmesi için suçun işlendiğinin şüpheye yer vermeyecek bir kesinlikle ispatlanmış olması zorunludur.