Ceza muhakemesinde şüphelinin kolluk tarafından 'ifade alma' işlemi ile 'bilgi alma' tutanağı düzenlenmesi arasındaki temel fark nedir? Şüpheliye hakları hatırlatılmaksızın yapılan 'ön görüşme' veya 'dostane sohbet' sonucu elde edilen beyanların delil değeri var mıdır?
Cevap: İki işlem arasındaki temel fark, 'suç şüphesinin' belirli bir kişi üzerinde somutlaşıp somutlaşmadığıdır. 'Bilgi alma', bir suçun işlendiği bilgisinin alınmasından sonra, henüz belirli bir şüpheli yokken, kolluğun olaya ilişkin etraftan ve görgü sahibi olabilecek kişilerden bilgi toplama faaliyetidir. Bu aşamadaki beyanlar ifade alma sayılmaz. 'İfade alma' ise, CMK m. 2/g'de tanımlandığı üzere, suç şüphesi altında bulunan 'şüphelinin' kolluk veya savcı tarafından dinlenmesidir. Şüphe somutlaştığı anda işlem ifade almaya dönüşür ve CMK m. 147'deki hakların (susma hakkı, müdafi yardımı vb.) hatırlatılması zorunlu hale gelir. Bu nedenle, şüpheliye hakları hatırlatılmaksızın yapılan 'ön görüşme', 'dostane sohbet' veya 'ifade öncesi mülakat' gibi yöntemlerle alınan beyanlar, yasak usullerle elde edilmiş sayılacağından 'delil' olarak kabul edilemez ve hükme esas alınamaz (CGK-K.2022/430).