Cinsel istismar suçunda, mağdurun ruh sağlığının bozulmasının, suçtan sonra maruz kaldığı dedikodu veya çevre baskısı gibi etkenlerden kaynaklanması, failin TCK m. 103/6'dan sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? CGK-K.2013/50 ve K.2015/303 sayılı kararlarındaki illiyet bağı yorumunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #157610

Cevap: Hayır, ortadan kaldırmaz. CGK'nın K.2013/50 ve K.2015/303 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, mağdurun yaşadığı sosyal çevrede oluşan dedikodu ve baskı, failin cinsel saldırı veya istismar fiilinin doğal ve öngörülebilir bir sonucu olarak kabul edilir. Bu tür olay sonrası gelişmeler, failin fiili ile mağdurun ruh sağlığının bozulması arasındaki illiyet (nedensellik) bağını kesen, araya giren atipik bir neden olarak görülemez. Dolayısıyla, ruh sağlığındaki bozulmanın failin eylemi nedeniyle mi, yoksa olay sonrası dedikodular nedeniyle mi meydana geldiğine yönelik ayrıca bir rapor alınmasına gerek yoktur. Fail, eyleminin bu tür sonuçlar doğurabileceğini öngörebilir olduğundan, ortaya çıkan ruh sağlığı bozulmasından TCK'nın ağırlaştırıcı hükmü uyarınca sorumlu tutulur.