HMK m. 250, tanığın hangi durumlarda menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinebileceğini düzenlemektedir. Bir tanığın beyanının 'kendisinin şeref veya itibarını ihlal edecek' olması durumunda tanıklıktan çekinme hakkını kullanabilmesinin şartları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #157608

Cevap: HMK m. 250/1-b'ye göre, bir tanık, beyanının kendisinin veya HMK m. 248'de sayılan yakınlarının (eş, altsoy, üstsoy vb.) şeref veya itibarını ihlal edecek ya da ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olacaksa tanıklıktan çekinebilir. Bu hakkın kullanılabilmesinin şartları şunlardır: 1) Somut Tehlike: Çekilme nedeni soyut bir endişeye değil, somut bir tehlikeye dayanmalıdır. Tanığın vereceği ifadenin, onun veya yakınlarının onurunu, saygınlığını zedeleyecek nitelikte olması gerekmektedir. 2) Doğrudanlık: Şeref ve itibar ihlali, tanığın beyanının doğrudan bir sonucu olmalıdır. Dolaylı veya varsayımsal sonuçlar bu hakkı doğurmaz. 3) Mahkeme Değerlendirmesi: Tanığın çekinme talebi, hakimin takdirine bağlı değildir; şartlar oluşmuşsa tanık bu hakkı kullanabilir. Ancak hakim, çekinme sebebinin gerçekten var olup olmadığını ve kanuni şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirir. Bu hüküm, tanığı kendisini veya yakınlarını zor durumda bırakacak beyanlarda bulunmaya zorlamamak ve doğruyu söylememe ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla düzenlenmiştir.