TCK m. 233/1'de düzenlenen 'aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali' suçu ile TCK m. 97'de düzenlenen 'terk' suçu arasındaki temel ayrım nedir? Sanığın, bakımına muhtaç çocuklarını evde bırakıp gitmesi eylemi hangi suç kapsamında değerlendirilebilir? Yargıtay 4. CD 2014/27185 E. sayılı kararını dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #157601

Cevap: İki suç arasındaki temel ayrım 'kendi haline terk' unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğidir. TCK m. 97'deki terk suçunun oluşabilmesi için, mağdurun 'kendi haline terk edilmesi', yani failin mağdurla olan fiili ilişkisini keserek onu korumasız bir durumda bırakması gerekir. TCK m. 233/1'deki suçun oluşması için ise terk olgusunun gerçekleşmemesi, ancak bakım, eğitim veya destek gibi yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterlidir. Yargıtay 4. CD 2014/27185 E. sayılı kararında, sanığın çocuklarını babalarına (yani başka bir koruma-gözetim yükümlüsüne) bırakarak evi terk etmesi eyleminde, çocukların 'kendi haline terk' edilmediği, bu nedenle terk suçunun oluşmayacağı belirtilmiştir. Ancak bu eylem, sanığın aile hukukundan doğan bakım yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle TCK m. 233/1 kapsamında değerlendirilmiş ve bu suçun oluştuğu kabul edilmiştir. Bu suçun takibi şikayete bağlıdır.